Aç Kalmadan Kilo Verebilirsiniz!

Aç kalmadan fazla kilolardan kurtulmak hiç de zor değil. Artık sizi açlık krizlerine sokan sıkı diyetlere elveda diyebilirsiniz. Çünkü, doğru alışkanlıklar edinerek aç kalmadan kilo verebilir ve sağlıklı beslenebilirsiniz…

• Yemeğe salata yiyerek başlayın. Öğle yemeğine salata yiyerek başlayanların yüzde 12 daha az kalori aldıkları belirlenmiş. Bu nedenle öğleyin krem şantili yiyeceklerden uzak durun ve yemeğe salata yiyerek başlayın.

• Kemer takın. Yüksek kalorili ama düşük besin değerli yiyecekler yemek istediğiniz zaman açlık hissetmeyecek kadar kemerinizi sıkın. Ulaşmak istediğiniz ölçüye kadar bu yönteme devam edin.

• Baharatlı gıdalar tüketin. Metabolizmanızı çalıştıran kapsaisin en çok acı biberde bulunur. Süt ürünleri ise kapsaisinin görevini yapmasına sudan daha çok yardımcı olur.

• 10 öğün yiyin. Eğer iş ya da farklı nedenlerle stres yaşıyorsanız, düşüncelerinizi kontrol edemiyorsanız, çok acıkmış hissedebilirsiniz. Bu durumda birşeyler yedikten 10 dakika sonra yine aç hissedebilirsiniz. Bu durumda günde 10 defa tüketebileceğiniz sebze ve meyveleri belirleyin ve bunları yiyin.

• Pizza, lahmacun gibi yiyeceklerdeki yağları peçete yardımıyla azaltabilirsiniz.

• Sebze ve meyveleri kabuklarıyla tüketin. Elma, armut, salatalık gibi meyve ve sebzelerin kabukları lif açısından zengindir. Hatta portakalı bile kabuğunun tamamını soymadan beyaz yerini bırakarak yiyebilirsiniz.

• Süt için. Günde alınan 1800 mg kalsiyum kalori emilimini sağlıyor. Bu nedenle kahvenizi sütlü ya da kalsiyum içeren gıdalarla için.

• Düzenli olarak yiyecek günlüğü tutun. Protein, karbonhidrat, yağ gibi besinleri beslenme planınıza ne ölçüde dahil ettiğinizi böylece kontrol edebileceksiniz.

• Yemekten sonra ufak bir parça bitter çikolata yemek size kilo aldırmaz. Bunun dışında minik kekler yada meyve iyi bir seçenek olabilir.

• Sadece tek elle yiyin ve için. Eğer bir partideyseniz bir elinizde içecek diğer elinizle çerez tüketmeye çalışmayın. Sağ elinizle içip yerseniz daha az yiyip içersiniz.

• Tabakta beslenin. Kavanozdan, kutudan ya da dev kaselerden yemeyin. Gıdaları tabağınıza alarak beslenin. Böylece daha az yersiniz.

• Sevdiklerinizle zaman geçirin. İş arkadaşlarınız, dostlarınız veya ailenizden birileriyle vakit geçirin. Bu sıkıntılı dönemi daha rahat atlatmanızı sağlar.

• Organik gıdaları tercih edin. Kepekli ve ya tahıllı ekmekleri, lifli gıdaları tercih edin.

• Akşam yemeğine ne yiyeceğinize karar vererek çıkın. Restorana gittiğinizde ne yemek istediğinize düşünerek karar verin. Acele etmeyin, küçük porsiyonlu, doyurucu ancak az kalorili yiyecekleri yiyin.

• Yıkanmış, doğranmış sebzeleri alın. Evet biraz fazla ödeyebilirsiniz ancak enerji için düşük kalorili bu sebzeleri tüketebilirsiniz. Sebzeleri hemen ulaşabileceğiniz yerlere koyun. Böylece birşeyler yemek istediğinizde diğer kalorili seçeneklerden uzak durabilirsiniz.

• Öğleden sonra saat 15:00’de birşeyler atıştırmayı unutmayın. 150 kalorilik bir atıştırma daha sonra yenilebilecek 400 kaloriyi önler.

• Dondurma yemek için dışarı çıkın. Dondurmalı soğuk pastalar, cipsler ya da paket dondurmalar yemek yerine dışarı çıkın. Eve bu tür kilo aldıracak yiyecekler almayın. Böylece canınız dondurma yemek istediğinde bir kutu yerine sadece bir külah dondurma yersiniz.

• Ellerinizi meşgul edin. Stresliyken birşeyler yememenin en iyi yolu ellerinizi başka işlerle meşgul etmektir. Bir paket cips yemek yerine örgü örerek stres atabilirsiniz. Resim yapmak, ağaçla ilgilenmek gibi işler de sizi meşgul edebilir.

• Ekmek almayın. Ekmek uzatanlara gülümseyerek teşekkür edin ve hayır deyin.

• Kremadan uzak durun. Burger ya da sandviç yediğinizde mayonez, ketçap ya da krema koydurmayın. Bu tür servis edilenlerin kremalarını bıçakla üzerinden alın. Böylece yarım kalori daha az almış olursunuz.

• Bazen çılgın olun. Hiç birşey yememek sizi zayıflatmayacak ya da mutlu etmeyecek. Haftada bir ya da iki öğünde yemek istediğiniz herşeyi yiyerek kendinizi ödüllendirin.

Kilonuzun değiştiğini hissediyor musunuz?

Duygusal yemek yemenin birçok nedeni vardır ve stres önemli bir yemek yedirici sebebi olabilir
Kortizol hormonu etkisi  çocuklukta besinlerin ceza veya ödül olarak kullanılmış olması bazı boşluk duygularının yemek ile doldurulması bu noktada önemlidir ve çözüme gitmekteki en önemli nokta ise farkındalıktır.
Aşağıdaki testi okuyarak kendinizi değerlendirip farkındalığınızı harekete geçirebilirsiniz.
1- Yemek yemek için kendinizi çok mu meşgul buluyorsunuz?
Bazı insanlar stresliyken, yemek yemeği unutabilir veya ara öğünlerini atlayabilirler. Bu durumda değişen kan şekeri kişide ruhsal dalgalanmalara ve sağlıksız kilo kaybına sebep olur. Gün boyunca sağlıklı ve küçük öğünler tüketmek daha iyi bir seçimdir. Sonuç olarak kendinizi daha az stresli hissedebilirsiniz.
2- Sürekli kendinizi stresli mi hissediyorsunuz ve strese karşı koruyucu teknikleri bilmiyor musunuz?
Eğer sürekli kendinizi stres altında hissediyorsanız, stresin sağlıksız bir tipi olan ve yüksek kortizol düzeyiyle birçok sağlık problemi yaratan kronik stres riski altında olabilirsiniz. Stresi hızlıca uzaklaştırmak için profesyonel destek alabilirsiniz. Bu şekilde vücut stresini azaltabilir, problemlere karşı daha sakin yaklaşabilirsiniz. Ayrıca strese bağlı olan kilo alımlarını durdurabilir ve stresin neden olduğu diğer sağlık problemlerini kolaylıkla azaltabilirsiniz.
3- Egzersiz yapmak için kendinizi gün sonunda çok meşgul veya çok yorgun mu hissediyorsunuz?
Hepimiz egzersiz yapmamız gerektiğinin farkındayız fakat birçok stresli ve meşgul insan egzersiz için ayıracak enerji ve zamanı olmadığını belirtir. Tam tersinde ise stresli insanlar egzersizden en üst düzeyde yarar sağlar, sadece bununla kalmayıp kişiler strese bağlı kilo alımlarıyla da başa çıkabilirler. Egzersiz için çok yorgun olduğunuzu düşünüyorsanız bu konuda kendinize telkinlerde bulunun ve egzersizin size sağlayacağı daha fazla enerji karşısında şaşırın.
4- Her gece yedi saatten daha az mı uyuyorsunuz?
Her gün aynı saatlerde yatmak ve yine aynı saatlerde kalkmak stresle başa çıkmada büyük katkı sağlayacaktır. Geç yattığınız zamanlarda kesinlikle geç uyanma alışkanlığı geliştirmemelisiniz. Çünkü bu durumda bir sonraki gün geç uyumanıza neden olarak uyku düzeninizi bozar. Günde yedi saat uyumanın en iyi ve yeterli dinlenme süresini sağladığı bir ok çalışma ile vurgulanmıştır.
5- Bel çevrenizde gerektiğinden daha fazla mı kütle var?
Stresli insanların kortisol seviyesindeki artışa bağlı olarak bel çevresinde daha fazla yağlanma görülmektedir. Bel çevresindeki yağlanmanın fazla olması birçok sağlık problemini beraberinde getirir. Bu durumda önemli olan nokta diyet ve egzersizi günlük programımıza yerleştirmemiz olacaktır.
6- Yorgun olduğunuzda fazla miktarda kafein tüketmek fazla enerji sağlamak için bir yol mudur?
Stres altında ve meşgul olan insanlar genellikle kafeini ekstra enerji almak için kullanırlar. Fakat bu vücudunuzdaki kortizol seviyesinin (kilo alımının nedenlerinden biri)çok fazla artmasına sebep olur ve uyku kalitesindeki düşüklük yine kortizol artışı ve kilo alımını tetiklemektedir.
7- Stres nedeniyle aç olmadığınızda dahi yemek yer misiniz?
Stres altındaki birçok insan kendini daha fazla yemek yerken bulabilir. Bu, kişiyi kısa süreli mutlu edebilir. Eğer küçüklüğünüzden beri tatlı yiyerek stresinizi bastırılıyorsanız, sinirlilik halinde sürekli ağzınızda bir şeyler olmasını istiyorsanız veya kortizol düzeyiniz sizi atıştırmaya yönlendiriyorsa bu duygusal yemek yeme durumunuzu su içerek, Çiğ sebze atıştırarak veya daha sağlıklı yiyeceklere yönelerek stresli durumunuzu azaltabilirsiniz.
8- Stresli olduğunuzda kendinizi tuzlu veya tatlı bir şey yerken buluyor musunuz?
Stresteki artış vücudumuzdaki kortizol seviyesini artırır. Bu da sizi tatlı veya tuzlu yiyeceklere yönlendirir. Bu tüketimler ise sizde kilo artışına bağlı sağlık durumunuzda olumsuzluklara yol açabilir.
9- Yeme alışkanlıklarınızın değişmeyip stres düzeyiniz ve kilonuzun değiştiğini hissediyor musunuz?
Stres birçok şekilde kilo artışına neden olabilir. Kortizol seviyesindeki artış metabolizma hızınızı yavaşlatmaktadır. Bu da aynı miktarda besin almanıza rağmen bu besinleri daha yavaş yakmanız anlamına gelir. Bu nedenle kortizol seviyesini hızlıca normal hale çevirmek için rahatlama teknikleri öğrenmeliyiz.
10- Sırf, evde sağlıklı öğünler yemek için fazla meşgul olduğunuzdan dolayı aşırı fast food yeme eğiliminiz var mı?
Dışarıda fast food tarzı beslenme alışkanlıkları olan biriyseniz yalnız değilsiniz. Birçok stresli ve meşgul insan kendisini dışarıda fast food tercihleri yaparken bulur. Bunun nedeni daha kolay ulaşılabilir olmasıdır. Ancak evde yemek pişirme alışkanlığı kazanan kişiler, vücutlarını şekillendirmenin yanı sıra bunun daha sağlıklı ve kolay olduğunu görmüştür.

Kilolarından şikayet edenlere önemli uyarılar

Hareketsiz bir yaşam sürdürüyoruz, merdiven yerine asansör, yürüyüş yerine arabayı tercih ettiğimizde harcayabileceğimiz 200 – 400 kaloriyi kiloya dönüştürüyoruz. Dengesiz besleniyoruz, dengeli bir beslenme yerine kolayımıza gelen ama besleyici değeri olmayan yiyecekleri tercih ediyoruz. 

Sebzeli bir öğün yerine yağlı, hamurlu yiyecekleri yiyoruz. Hem vitamin – mineral almıyoruz hemde 250-400 kalori yerine 1000 kalori almış oluyoruz. Bunun yerine sebze, meyve, et, yoğurt,karbonhidratı dengeli bir öğün yemeliyiz.

Zayıflamak için ilaçlar kullanıyoruz.
İdrar söktürücü diüretikler vücuttan yağ kaybını değil su kaybını sağlar. Tartıda kilo daha az görünse de yağlar olduğu gibi duruyordur.

Metabolizmayı hızlandırıcı ilaçlar kilo vermede çözüm olamazlar. Hatta uzun vadede düzenli çalışan metabolizmanın bozulmasına neden olabilirler. Bazı zayıflama ilaçları zayıflamaya yardımcı olmadığı gibi bir çok yan etkinin oluşmasına neden olabilirler.

Spor yapmıyoruz. Haftada 5 gün 45 dakika yada haftada 3 gün 1 saat spor yapmamız gerekiyor. Özellikle metabolizmamızın düzenli çalışması için bu çok önemlidir.

Günlük 30 gr. olan çözünür ve çözünmez lif ihtiyacımızı yeterli almıyoruz. Yeterli sebze ve meyveyi yesek bile günlük lif ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu nedenle mutlaka lif oranı yüksek diyet ürün takviyesi yapılmalıdır.

Kolayımıza geldiği için fast-food yiyeceklere hayatımızda fazla yer veriyoruz. Hem yağ oranları dolayısıyla kalorileri çok yüksek (1 öğün yaklaşık 1000-1100 kilokalori) hemde bir öğün için çok dengesizler. Bu nedenle hayatımızda hiç olmamaları geekir.

Geç saatlerde fazla yemek yiyoruz. Özellikle akşam yemekleri geç saatlerde ve çok fazla yenir. Çorba , ana yemek , pilav veya makarna , tatlı , meyve derken vücuda sindirebileceğinden çok fazla yemek göndermiş oluyoruz. Yemek sonrasında da hiç hareket etmediğimiz için yediğimiz herşey yavavş yavaş sindiriliyor ve bu da kilo almamıza neden oluyor.

Bisküvi , çikolata , kuruyemiş , cips gibi yiyeceklerden öğün oluşturuyoruz. Özellikle iş yerinde yemek yiyemediğimiz zamanlarda açlığımızı bastırmak için bu yiyecekleri tercih ettiğimizde vitamin ve minerali olmayan ayrıca kalorisi çok yüksek bir öğün oluşturmuş oluyoruz. Örnek vermek istersek 2 adet bisküvi yediğimizde 1 dilim ekmek kadar kalori almış oluyoruz. Bunun yerine 1 kase yoğurdun içersine %85 oranında lif içeren 1 / 2 poşet Diet Life Plus koyduğunuzda hem vitamin mineral açısından hemde Protein , karbonhidrat ve yağ oranı açısından dengeli bir öğün oluşturmuş oluruz. Bu öğünün kalorisi sadece150-200 kalori arasında.

Sebze ve meyveyi yeterli tüketmiyoruz. Günde 5-6 porsiyon çiğ sebze ve meyve tüketmemiz gerekirken ancak 2-3 porsiyon tüketiliyor. Özellikle vitamin deposu olan bu gurup yiyecekleri tam tüketmek gerekir. Hem besleyici değerleri yüksek hemde kalorileri çok düşük.

Kendimizi unutuyoruz. Her alınan 1-2 kiloyu ‘nasılsa veririz ‘ deyip kabul ediyoruz. Oysa 1-2 kiloyu vermek çok kolayken hızla artan 10-15 kiloyu vermek çok daha zordur. Bu nedenle en kısa zamanda alınan kilolardan kurtulmak gerekir.

Diyet sadece yememekten mi ibaret?

Diyet yapmak sadece yememek ya da içmemekten mi ibaret? Tabii ki hayır. Bir diyeti başarılı kılan sadece yiyip içtiklerinin cinsini seçip ve onları tüketmek değildir. Diyet yapmak, yaşam biçimini ve dengesini düzenli ayarlamaktır.

Yaşam biçimini ayarlayıp ve dengeye ulaşmak için önemli birkaç noktayı belirtmekte fayda var…

Uyku hepimizin doğal şarjı, vücudumuzun denge noktasıdır. Aksak ritimli bir gündelik hayat yaşıyorsak ihtiyacımız olan uykuyu alamaz ve dengemizi bozarız. Düzensiz uyku, beslenme zamanları ve beslenme sürelerinde farklılıklar oluşturacağından, düzensiz beslenmeye başlarız. Bu yüzden uykuyla aramızı iyi tutmalı, günde 6-8 saat arası, mümkünse aynı saatlerde uyuyup uyanmaya çalışmalıyız.

Çocukluğumuzdan bu yana vücudumuzun sudan oluştuğu söylenir durur. Doğrudur da. Günde 2 – 2.5 litre yani 10-12 bardak su içmek gerekir.

Peki, bu kadar su içmek neye yarar?

– Az da olsa metabolizmamızı hızlandırır.
– Su yetersizliğinden kaynaklanan kabız ve ödem riskini azaltır.
– Midede doygunluk hissi yaratığından acıkma hissini bastırır, acıkmamızı geciktirir.

Erken kalkan erken yol alır. Bu yüzden uyandıktan sonra bir saat içersinde yapılan kahvaltı, gece boyunca açlıkla mücadele eden bünyede düşen şekeri yükseltecek ve tembelleşen metabolizmayı hızlandıracaktır.

Günün büyük bölümünü bir şeyler yiyerek geçirmeliyiz. Sanılanın aksine uzun süreler yememek kilo vermek için bir çözüm değildir. Her şeyi üçlemeyi denemeli. 3 öğün ve onların arasına serpiştireceğimiz 3 ara öğün oluşturmalıyız. Midemiz, 3 saatten fazla açlık ile mücadele etmemeli. Bu üçlemeler yağ depolamamızı yavaşlatacak ve bünyeyi hızlandıracaktır.

Bize özel hazırlanan diyet listeleri, kayıtsız şartsız uyacağımız kılavuzlar olmalı. Ne o listedekinden fazlasını yapmalı, ne de daha da zayıflayacağım diye kendimizi perişan edip listedekinden az yemeliyiz.

Kafein nasıl kilo vermeye yardımcı olur

Acı tada ve vücudumuzda birden fazla etkiye sahip kafein kilo vermede destek olabilmektedir. Kafein nasıl kilo vermeye yardımcı olur;

Alkoloid yapıda olan kafein, tein veya matein olarak da bilinir. Çay ve kahvede doğal olarak bulunan kafein kolalı içeceklere de tat vermesi amacı ile eklenir. Ayrıca birçok besin desteğinde ve ilaçta da kafein maddesi yer alır. Acı tada ve vücudumuzda birden fazla etkiye sahip kafein kilo vermede destek olabilmektedir.

Kafein nasıl kilo vermeye yardımcı olur;

Kafeinin en iyi bilinen özelliklerinden biri uyarıcı etkisidir. Gün içinde yoğun iş temposunda performansımızı yükselttiği için kilo verimini kolaylaştırıyor. Ayrıca işimize daha konsantre olmamızı sağlayabilmektedir. Tabi miktar olarak abartmamak şartıyla.

Kafeinli bir içecek aldıktan30 ila 60 dakika sonra kana karışır ve 4 – 6 saatte temizlenir. Tüketilen kafein miktarı ve tüketen kişinin kafein toleransına bağlı olarak vücutta solunum ve kalp atım sayısında artış, fiziksel performansta artış ve kan basıncında yükselme olmaktadır. Böylece performans ve uyanıklık artmış olur.  

Kafein idrar miktarında artış sağlayarak vücuttan su kaybını arttırır. Bu durum da dehidrasyona sebep olarak metabolizmamızı yavaşlatır. Buna meydan vermek için en az içtiğimiz kafeinli içecek miktarı kadar ilave su içmeliyiz.

Kafeinin uyanıklığı ve performansı arttırıcı etkisi olumlu olarak kabul edilebilir. Yapılan birçok araştırma kafein içeren içeceklerin dikkati ve konsantrasyonu arttırdığını göstermektedir.

Etkileri kana ilk karıştığı anda daha fazlayken, kandaki miktarı azaldıkça etkiler de ortadan kalkar.
Bunu göze alarak uykusuzluk çekmemek adına tüketim saatlerinde dikkatli olmalıyız.

Kafein in günlük hayatımızda bir çok artısı varken fazla ve kontrolsüz kullanımı da bir çok yan etki gösterebilmektedir.

Kalp ve solunum sayısında Kalp atım hızını arttırdığından kalp hastalarının,
tansiyonda Tansiyonu yükselttiğinden yüksek tansiyon hastalarının
mide asidinde sağladığı artış ise olumsuz etkilerindendir.ve mide asit salgısını arttırdığından dolayı gastrit, ülser ve reflü hastalarının kafeini sınırlı tüketmeleri gerekir.

Kafeinin bir olumsuz etkisi de diüretik yani idrar miktarını arttırıcı olmasıdır. Vücuttan su atımını arttığı için dehidratasyon riskini arttırabilir. Aşırı miktarda kafein tüketiminden sakınmanın bir gereği de budur.

Kafein fazla miktarda tüketildiğinde vücuttan kalsiyum gibi bazı minerallerin atımını arttırır. Bu nedenle uzun zaman fazla miktarda kafein tüketen bireylerde osteoporoz riski artabilir.

Sürekli kafein alan kişilerde zamanla uykuya dalma ile ilişkin sorunlar gözlenebilir. Uykuyla ilgili sorunların devamı uykusuzluk hastalığını ortaya çıkarabilir. Fakat kafein kullanımı bu durumu maskeler. Gün boyunca uykusuzluk yüzünden kendini halsiz hisseden kişi, kafeinli içeceklere yönelir. Tüketilen fazla kafein gece uykunun gelmesine engel olduğu gibi aynı zamanda uyku süresini de kısaltır. Kısa bir zaman sonra bu bir kısır döngü halini alır ve sürekli tekrarlar. Bu döngüyü kırabilmenin tek yolu kafein alımını azaltmaktır. Uykusuzluk problemi olan  kişilerin uyku vaktinden 8 saat önce kafeinli içecek tüketimini sonlandırması gerekir.

Verdiğiniz kiloları geri almayın!

Kilo aldığımız dönemlerde hemen suçu metabolizmamıza atar ve yavaş çalıştığını düşünürüz. Ve çevrede gördüğümüz incecik kadınların metabolizmalarının bizden çok hızlı çalıştığını. Kilo almanızın en büyük suçlularından biri olarak gördüğünüz metabolizma hızınızı değiştirmek ve istediğiniz seviyede tutmak aslında elimizde. İşte ipuçları…

Birçok kişi karmaşık ve mükemmel bir çalışma sistemine sahip olan metabolizma hakkında her şeyi bildiğini düşünür, ama aslında çok azımız tam anlamıyla bir şeyler biliriz bu konuda.

Büyük sorular

İnce insanlar gerçekten daha hızlı bir metabolizmaya mı sahip? Gerçek şu ki yavaş metabolizmaya sahip insanların kilo almaya meyilli oldukları doğru; ancak araştırmalara göre kilolu insanların metabolizma hızları ince olanlarınkine oranla daha hızlı. Çünkü büyük bir vücut demek daha fazla kalori harcayan bir vücut demektir.

Kilo vermek metabolizmamı yavaşlatır mı? Vücudunuzun metabolik hızı siz kilo verdikçe belli bir ölçüde azalır. Çünkü vücudunuz inceldiği için daha az kalori harcamaya başlar. Bu yavaşlamanın önüne geçmenin en iyi yolu egzersize ağırlık vermektir.

Egzersizin metabolizmayı saatlerce hızlı seviyede tuttuğu ve egzersizden hemen sonra ya da önce yediklerimin, depolanmış yağlara oranla çok daha çabuk yakılacağı doğru mu? Evet, bu doğru. Yaptığınız egzersizin türüne ve şiddetine göre vücudunuz sonrasında l ile 12 saat arasında daha hızlı çalışmayı sürdürür. Ayrıca vücudunuzun kas dokusunu ne kadar fazlalaştırıp kas yaparsanız, vücut daha hızlı çalışır. Çünkü kas dokusu yağ dokusundan daha fazla enerji harcar, hem de hareketsiz olduğunuz ya da uykuda olduğunuz zamanlarda bile.

Enerji yakımı

Üç şekilde kalori yakarsınız yani enerji harcarsınız. İlki vücudunuzun hareketsizkenki metabolik hızıdır. Bu, vücudunuzun dinlenirken harcadığı enerji miktarı anlamına gelir. Yani nefes almak, kalp atışları gibi vücut fonksiyonları için harcanan enerjidir. İkincisi ise thermogenesis adı verilen enerjidir. Bu enerji vücut sıcaklığını ayarlamakta, stresle baş etmekte ve sindirimde kullanılır.

Son olarak da fiziksel enerji geliyor. Yani gün içindeki hareketleriniz ve egzersizlerde yakılan enerji. Günlük toplam enerjinizin en büyük kısmı (yüzde 60 ile 75 arasındaki) vücudunuzun hareketsizkenki metabolizması tarafından yakılır. Daha da iyisi bu hareketsizkenki metabolizma hızını ve gün içinde hiçbir şey yapmadan harcanan enerjiyi arttırmanın da yolları var.

Eğer vücudunuzun hayati fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlayan enerjiden keserseniz bu, kilo vermenizi kolaylaştırmak yerine zorlaştıracaktır. Örneğin bu fonksiyonlar için her gün en azından 2000 kalori almanız gerekir. Bu oranın altına düştüğünüzde ise vücudunuz alarma geçerek her bir kaloriyi, yağları depolamaya başlar.

Metabolizmayı etkileyen faktörler

Kaslar: Kas kütleniz ne kadar fazla olursa vücudunuz hareketsizken o kadar çok kalori yakarsınız. Çünkü kaslar, hareketsizken bile enerji yakmaya devam eder.

Yaş: Vücudun metabolik hızı yaşınızın artmasıyla birlikte azalma gösterir.

Mevsim: Soğuk bir iklim metabolizma hızınızı arttırabilir. Çünkü vücut kendini ısıtmak için daha çok enerjiye ihtiyaç duyar.

Yiyecekler: Küçük porsiyonlar halinde ve sık sık yemek yemek metabolizmayı hızlandırır.

Bebek sahibi olmak: Hamile kalmak da metabolizma hızında artış sağlar.

Metabolizmayı hızlandırmak için

1. Daha çok yiyin. Kalori atımınızı azaltmaya çalıştığınızda vücudunuz onları yakmak yerine her kaloriyi depolamaya çalışır.

2. Sık sık yiyin. Metabolizma hızınız her yemekte biraz daha hızlanır.

3. Egzersiz yapın. Egzersiz sonrasında metabolizma hızınız büyük ölçüde artar. Ayrıca vücudunuz hızlı çalışmayı sürdürür.

4. Kas yapın, Düzenli egzersizle vücudunuzun kas dokusunu arttırabilirsiniz.

5. Hareketli olun. Fiziksel aktivite sadece egzersiz salonunda nefes nefese yapılan terletici sporlardan ibaret değildir. Merdiven kullanmak, oturma pozisyonunuzu değiştirmek hatta içecek almak için mutfağa gitmek bile enerji yakmak demektir.

Bu Diyette Saat 6’dan Sonra Herşey Serbest!

Diyet yapmak sıkıcıdır! Diyette uygulanan yasaklar ise vazgeçmeyi tetikler. Bu nedenle sosyal yaşamı kısıtlamadan kişiye özel ve esnek beslenme programlarının takip edilmesi fark etmeden kilo kaybı sağlayacaktır.

Aynı zamanda yeni bir bakış açısı edinip bu alışkanlıkları yaşam şekli haline getirdiğinizde kısıtlamalardan kurtulup özgürleşecek ve de kilonuzu uzun süre koruyabileceksiniz. Hayat dengelerden ibarettir. VB6 (Vegan Before 6) diyetinin yaratıcısı, yazar Mark Bittman’ın dediği gibi, “Sürekli uygulayabileceğimiz ve fazla radikal olmayan bir diyete ihtiyacımız var.”

VB6, part time vegan beslenmeyi andıran ve akşam saat 18.00’e kadar sadece sebze, meyve, kuru baklagil, tahıl, kuruyemiş ve tohumların yenildiği, hiçbir hayvansal gıda tüketmeyip sıkı bir vejetaryen beslenmesi takip edilip, aynı zamanda işlenmiş paketli gıdalar, beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna gibi basit karbonhidratlar ve alkolden uzak durulan bir beslenme modelidir. Ancak saat 18:00’den itibaren her yiyeceğin tüketimi serbest tabii kontrollü olmak şartıyla. Avantajları; bu diyet, hem kompleks karbonhidratlar hem de bitkisel ile hayvansal protein içerdiği için tek tip bir beslenme programı değildir ve kişilere özellikle akşam yemeklerinde esneklik sağladığı için de uygulanması ve devam ettirilmesi kolay bir diyet modelidir.

Bu diyete başlamadan önce mutlaka bir uzman görüşüne başvurulması gerektiğini anlatan Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak, kişinin diyet öncesi sağlık taramasının da yapılması gerektiğini vurguluyor. Gün içerisindeki besin dağılımının önemine dikkat çeken Ak, bu diyet programının mutlaka uzman bir diyetisyen tarafından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

VB6 Diyeti Nedir?

The New York Times’ta gastronomi yazarı olan Mark Bittman, aşırı kilo, şeker ve yüksek düzey bir kolesterol seviyesiyle mücadele ederken hem kilo kaybetmesini sağlayan hem de sosyalleşmesine mani olmayan kendi diyet formülünü buldu.

Bu şekilde doğan VB6 diyeti saat 18:00’e kadar sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme sistemi üzerine kurulu. VB6 diyeti sadece sebze, kuru bakliyat, meyve, tahıl, kuruyemiş ve tohumlarının yenildiği ve hayvanlardan elde edilen besinlerle (et, yumurta, süt ve süt ürünleri) karbonhidrat ve işlenmiş yiyecekler tüketilmesinden kaçınılan bir diyet. Ancak saat 18:00’den itibaren hepsinin tüketimi serbest, tabii kontrollü olmak kaydıyla.

Bu diyetin ana özellikleri, süresiz uygulanabilmesi. Bazı durumlarda kural, akşam yemeklerinde veya belirli bir zaman süresince et, yumurta ve süt ürünleri yememek, diğer durumlardaysa pazartesiden cumaya diyet yapmak ve hafta sonları normale dönmek.

Kum saati gibi bir vücuda kavuşun

Her kadın kum saati gibi görünen bir vücuda sahip olmayı ister. Her ne kadar genler vücut tipimizi belirlese de belirli egzersizlerle vücudumuzu şekle sokabilecemizi belirten Herbalife Global Fitness Eğitimi Direktörü Samantha Clayton “Kısa zamanda sıkı ve güzel bir vücuda sahip olmak için dengeli beslenme ile desteklenmiş haftalık bir programla arzu ettiğiniz görünüme kavuşabilirsiniz.” dedi.

Arzu etiğiniz görünüme kavuşmak ve fiziğinizi güçlendirmek için kendinize zaman ayırın. Hayal ettiğiniz vücuda kavuşmak için her gün egzersiz yapın. İşte, Herbalife Global Fitness Eğitimi Direktörü Samantha Clayton’dan belinizi inceltmenize, kalça ve bacaklarınızı sıkılaştırmanıza yardımcı olacak gün gün egzersiz programı:

Pazartesi
30 dakika eğimli yüzeyde koşu ve yürüyüş
Eğimli yüzeyde koşmak ya da yürümek, kalça ve arka bacaklarınız için ağırlık çalışmak gibidir, bu bölgeleri toplar ve sıkılaştırır. Kardiyovasküler egzersiz olduğu için de yağ yakmanızı sağlar.

Salı
Squat, lunge, mountain climber ve step up egzersizleri
Güçlü bacak kaslarına, hayal ettiğiniz fit ve sıkı vücuda sahip olmanıza yardım edecek bu egzersiz hareketlerinin her birini 15’er kez 4 set halinde yapın. Zamanla elinize su şişeleri ya da dambıl alıp alıp hareketleri bu ağırlıklarla yapın.

Çarşamba
Dinlenme ve esneme günü
Dinlenme egzersiz kadar önemlidir. Bu süreçte vücudunuz kendi kendini onarır. Dinlenme günlerinde esneme hareketleri yapmanız ise ağrıyan kaslarınızı rahatlatacaktır.

Perşembe
Intevral antreman
Intevral antreman kısa sürede yağ yakıp sonuç almak için muhteşem bir yoldur. Dizleri karna çekme, şınav, mekik, ayakta oblik mekik, tek bacakla sıçrama, ip atlamadan oluşan her bir hareketi sırayla 45 sn boyunca yapın ve 15 sn dinlenin. Bunu 30 dakika boyunca tekrarlayın.

Cuma
Aktif dinlenme günü
Sabit egzersizler yağ yakmanıza destek olur. Hem eğlenceli hem de sağlıklı bir aktivite ile stres atmanızı sağlar. Bisiklete binin, yüzün ya da yürüyün. Yavaş hızda 1 saat boyunca spor yapın.

Cumartesi
Yoğun antereman günü
Cumatesi günü yoğun spor yapın. Bacak ve karın bölgenizi çalıştıracak egzersizler tercih edin. Kendinizi bir hafta önceki antemanlarınızdan daha fazlasını yapmak için motive edin. Tavsiyem sevdiğiniz ancak limitlerinizi biraz zorlayacak egzersizler seçmeniz. Ancak sakatlık yaşamamak adına kendinizi fazla zorlamamanızı ve dikkatli olmanızı öneririm.

Pazar
Dinlenme
Bu egzersiz programını, dengeli beslenme ile destekleyerek 6 hafta boyunca uygulayın. Kısa zamanda dengeli, sıkı ve güzel bir vücuda sahip olacaksınız.

Zaman zaman zor gelebilir ama sıkı ve sağlıklı bir vücudu, kolay yollla elde edemeyeceğinizi unutmamanız lazım. Sağlığınıza her zaman öncelik verin, unutmayın güzellik sağlıktan gelir.

‘Göbek’ Kalbi Vuruyor!

Pek çok hastalık, göbek yağlanması ve obezite sonucu ortaya çıkıyor. Bu nedenle obeziteye yol açan beslenme yanlışlarının da değiştirilmesi gerekiyor. 

Gıda çeşitliliğinin sağlıklı beslenme için önemli olduğu düşüncesiyle her besinden bol miktarda yemek, kişiye yarar yerine zarar getirebiliyor. Bunun için kişiye uygun beslenme tarzının benimsenmesi, altın kural olarak gösteriliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kani Gemici, ideal kiloyu korumak ve kalp hastası olmamak için kişiye özel sağlıklı beslenme kuralları hakkında bilgi verdi.

Göbekteki Yağlanma Hastalıklara Davet Çıkarıyor

Hipertansiyon, kalp hastalıkları, metabolik hastalıklar, insülin direnci, diyabet, ortopedik problemler, diz ve eklem hastalıkları, bel fıtıkları ile kanser gibi hastalıklar, aşırı kilolar sonucu ortaya çıkan başlıca sağlık sorunlarıdır. Kişiyi obeziteye götüren v/ 104e göbekte başlayan yağlanma, vücuttaki bütün hastalıkların başlangıç noktası gibidir. Bu hastalıkların yanı sıra; kalp hastalıkları oluşma riski, kilolu olan kişilerde kilolu olmayan kişilere göre 3-4 kat daha yüksektir.

Bel Çevrenizle Göğüs Çevreniz Eşitse Dikkat!

Aşırı kiloların en önemli göstergesi, göbek ve bel çevresinin genişlemesidir. Bel çevresinin; kadınlarda 83, erkeklerde ise 92 santimetreyi geçmesi, obezitenin işaretidir. Ancak obezite sınırına ulaşmamak için yalnızca rakamları takip etmek yeterli değildir. Çünkü aşırı kilo tehlikesi ile karşı karşıya kalmadan, kişinin vücut ağırlığının artışını gözlemlemesi çok önemlidir. Bunun için alınması gereken önlemlerin başında, kişinin belirli aralıklarla kendini boy aynasında izlemesidir. Ayna karşısındaki görüntüde, bel çevresi ile göğüs genişliği eşitlenmişse, kilo sorunu başlamış demektir.

Sağlıklı Bir Kalp İçin…

Yanlış beslenme alışkanlıkları yüzünden sağlıksız gıdalar tüketen çocuklar, ileri yaşta bilgisayar başında sürekli yemek yiyen insanlar haline gelmektedir. Özellikle atıştırmalık olarak yenilen içerisindeki katkı maddesi ve yağ oranı yüksek yiyecekler, çocukların erişkin çağına geldiklerinde ciddi kilo sorunları yaşamalarına ve metabolizmanın yıllar içerisinde bozulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle sorunlara erken yaşta müdahale edilmelidir.

Tıka Basa Değil Tadımlık Yiyin

Acıkmadan yemek, 5-6 çeşit yemekle tabağı doldurmak, her sebzeden ve meyveden bol miktarda yemek sağlık açısından zararlıdır. Çünkü her gıda her insanın yapısına uygun değildir. Sebze ve meyvelerin her çeşidi tadımlık olarak tüketilebilir; ancak hepsinden bol miktarda yenilecek diye bir kural yoktur.

Vücudunuza Rahatsızlık Veren Besinleri Tüketmeyi Bırakın

Coğrafi durumlar, yaş grupları, genetik yapılar, kan grupları beslenme şekillerinin oluşturulmasında önemli kriterlerdir. Örneğin; çölde yaşayan bir kişi için belki de en uygun olan et deve etidir, balık da deniz kenarında oturanlar için en sağlıklı besindir. Çok sağlıklı bir besin olan domates, birçok kişi için yenildiğinde rahatsızlık vericidir ya da yoğurt bazılarında sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir. Kişi, aldığı bir gıdaya vücudunun verdiği tepkiyi rahatlıkla ölçebilir; yaptırdığı testlerle birlikte iyi bir gözlemle, kendisi için en sağlıklı olan beslenme şeklini belirleyebilir.

Tüm Meyvelerin Suyunu Bir Bardakta Toplamayın

“Karışık meyve suyu” adı altında, birkaç çeşit meyveyi bir araya getirerek suyunu sıkıp içmek de vücuda yarar yerine zarar getirir. Çünkü çeşitli meyvelerden oluşan karışım, mide ve bağırsak sistemi açısından olumsuz etki yapabilir. Meyve suyu tüketiminin dışında, birkaç çeşit meyvenin bir arada yenilmesi de doğru değildir. Kişi, hangi meyveyi yediğinde ya da hangi meyvenin suyunu içtiğinde kendini iyi hissediyor, ferahlıyor ve herhangi bir sorun yaşamıyorsa onu tüketmelidir.

Sahanda Yumurtayı Sade Yiyin

Beslenme alışkanlıklarınız içinde etin yeri mutlaka olmalıdır. Ancak et tüketirken sağlıklı olmasının yanında, kişi için uygun olan et türünün tercih edilmesi de önemlidir. Yararlı Izgara tabağı adı altında karışık et tüketimi de, sağlık açısından kabul edilemez bir beslenme şeklidir. Vücut bir süre sonra bu yanlış beslenmeye teslim olsa da bunun getirdiği sağlık sorunları hayatın bir döneminde ortaya çıkacaktır. Bunun için; özellikle etle ekmek bir arada yenmemeli, peynirli ve sucuklu yumurta gibi menüler sofrada asla bulunmamalıdır. Eğer sahanda yumurta yenilecekse, haftada 1- 2 kez kaliteli bir tereyağında sade olarak tüketilebilir.

Düz Bir Karın İçin Yiyin..

Özellikle bol bol turunçgil yiyin.. İnce bir bele sahip olmak için ekmek yerine şeker içeren sebze ve meyvelerden tüketin..
Meyve ve sebze yiyin
Zengin C vitamini, beta-karoten, antioksidan içeren lifli yiyecekler uzun süre tokluk hissetmenizi sağlar ve bel çevresinde yağ depolanmasını azaltır. 
Havuç, taze meyve suyu ve şeftali beta-karoten bakımından, portakal, çilek,ahududu, böğürtlen, kivi C vitamini bakımından zengindir. Beslenmenizde meyve suları veya meyve yemeden önce, yeşil biber gibi kaloriyi düşüren sebzeleri tercih edin.
Bol miktarda selenyum alın
Kandaki selenyum oranı ile diğer antioksidanların yetersiz olması belin daha kalın olmasının nedenlerindendir. Selenyum bir çok yiyecekte bulunuyor. Eğer günde 55 mcg alınması önerilmişse, yiyeceklerden ne kadar alındığını tahmin etmek zor olabilir. Bu nedenle selenyum içeren vitaminlerden alabilir veya seleyum içerikli bir beslenme programı uygulayabilirsiniz.
Protein alın..
Protein içeren yiyecekler enerji verir ve zayıflamanıza yardımcı olur. Bu nedenle eğer günde 2000 kalori ile besleniyorsanız bunun 500 kalorisi proteinden olabilir. Yağsız yoğurt, süt, balık gibi gıdaları beslenmenize gereken miktarda ekleyebilirsiniz. Fındık, ceviz gibi çerezler de zengin birer protein kaynağıdır ancak hafta bir kez 24 badem, 35 fındık yiyebilirsiniz.
Doğru yağlarla beslenin
Zeytinyağı gibi doymamış yağlarla beslendiğinizde daha kolay zayıf kalırsınız. Omega 3 içeren balık veya ceviz yiyebilirsiniz. Omega 6 içeren mısır yağı, tahıllar, fırında pişen yiyecekler ve yumurtalar karın bölgesinde yağ birikimine neden olabilir.
Kesinlikle yenilmemesi gerekenler!
İşlenmiş yağlar, besleyici özelliği olmayan kurabiye, pasta vs., cipsler kesinlikle yenilmemeli..
Zengin selenyum kaynakları; Balık, organ etleri, tahıllar, bira ma­yası, brokoli, lahana, kereviz, salatalık, soğan, sarımsak, turp, mantar, yumurta, ay çekirdeği ve mısırda bulunur.

Yeme İsteğini Azaltmanızın Yolları

Öncelikle kilonun sağlıklı değer aralığında olup olmadığını anlamak için, Vücut Kitle Endeksi’ni (BMI) hesaplamak gerekiyor. 

BMI değerini bulmak için kilonun, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesi gerekiyor. Örneğin, boyu 165 cm. ağırlığı 55 kg olan kişinin Beden Kütle İndeksi: 55 / (1.65)2 = 20.2 olur. Günümüzde doktorlar, sağlıklı kiloda olup olmadığınızı anlamak için bel ölçüsüne de bakıyorlar. Erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm’den fazla çıkan bireylere, kilo vermeleri öneriliyor. Bel çevresi ölçünüz erkeklerde 94-102 cm, kadınlarda 80-88 cm aralığında ise kiloyu muhafaza etmek sağlık açısından önem taşıyor.

Sıkılınca veya üzülünce iştah artıyor
Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığı ve kişinin bir şeyler yeme ihtiyacı hissettiği belirtiliyor. Kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi ise, beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmının, aynı zamanda duyguları da kontrol etmesinden kaynaklanıyor.

Ayrıca, yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğiniz.

Sürekli aynı yemeği yemek iştah kapatıyor
Ara ara atıştırmayı sevenlerdenseniz, sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

Bol su içmek işe yarıyor
Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor.

Uzun süre çiğnemek işe yarıyor
Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, “Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj” ifadesini kullanıyor. Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor.

Öğün atlatmak yanlış
Öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.