Türkler Kendilerini Olduklarından Zayıf Sanıyor

Herbalife Beslenme Araştırması sonuçları açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre Türk toplumunun sadece yüzde 17’si kendisini aşırı kilolu görüyor. Bu oran Avrupa’da yüzde 40. Türkiye bu oranla Avrupa’nın en düşük rakamlarına sahip. Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer, bilimsel çalışmaların Türkiye’de obezitenin hızla arttığını ortaya koyduğunu ancak Türklerin kilolu olduklarını kabullenmekte zorlandıklarını belirtti

Herbalife tüm dünyada beslenme alışkanlıklarına yönelik bir araştırma yaptı. Araştırmanın Türkiye ayağında çıkan çarpıcı sonuçları Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. İsmet Tamer yorumladı.

Herbalife Beslenme Danışma Kurulu’na yeni katılan Aile Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. İsmet Tamer, Herbalife Beslenme Araştırması’nın Türk halkının beslenme alışkanlıklarına ışık tuttuğunu ifade etti.
Doç. Dr. İsmet Tamer, dünyada ve ülkemizde hızla artan obezite tehdidine dikkat çekerek Türk toplumunun sadece yüzde 17’sinin kendisini aşırı kilolu görmesinin çarpıcı olduğunu söyledi. Yapılan bilimsel çalışmalarda, Türkiye’de her 100 kadından 40’ı her 100 erkekten de 20-22’sinin obez sınırını aştığının ortaya konduğunu ifade eden Doç. Dr. İsmet Tamer, bazı kilolu Türklerin de aslında kendisini zayıf kabul ettiğinin ortaya koyduğuna dikkat çekti.

Türkler kendilerini çok sağlıklı hissediyorlar
Doç. Dr. Tamer, araştırmada, toplumun yüzde 32’sinin kendisinin çok sağlıklı, yüzde 49’unun sağlıklı gördüğünü sonucuna ulaşıldığını belirtti. Doç. Dr. Tamer, sadece yüzde 2’lik bir dilimin kendisini çok sağlıksız hissettiğini, yüzde 17’nin biraz sağlıksız olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Ev yemeği en sağlıklı beslenme
Hangi ortamda daha sağlıklı besleniyorsunuz sorusuna yüzde 77 ailesiyle birlikteyken, yüzde 10’u sevgilisiyle buluştuğunda, yüzde 6’sı yalnızken, yüzde 3’ü tatilde, yüzde 3’ü ofiste, yüzde 2’si restoranda diye yanıt vermiştir. Doç. Dr. Tamer, ev yemeğinin hala toplumda en sağlıklı beslenme türü olarak görüldüğünü belirtti.

En kalorili yiyecek: Siyah çikolata
Doç. Dr. Tamer, tüketicilerin kalorili yiyeceklerle ilgili yeterli bilince sahip olmadığına dikkat çekerek, araştırma sonuçlarından çarpıcı şu verileri paylaştı: “Türklerin en kalorili olduğunu düşündükleri yiyecekler arasında yüzde 42 ile siyah çikolata ilk sırada geliyor. Çikolatayı, yüzde 23 ile domates soslu makarna, yüzde 22 ile bonfile, yüzde 13 ile yağlı süt izliyor.” Doç. Dr. Tamer, bu sonuçların tüketicilerin etraftan birçok şeyi duyduklarını ancak bu bilgileri yeterli bilince sahip olmadan içselleştirdiklerini ve bu durumun da birçok yanlış kanıya neden olduğunu söyledi.

Zayıflamak için her 4 kişiden 1’i bir yiyecek grubunu yemiyor
Araştırma sonuçlarına göre kilo vermek için kullanılan en popüler yöntemler şöyle; yüzde 45 diyet ve egzersizi bir arada uyguluyor, yüzde 27’si spor salonuna gitmeyi tercih ediyor, yüzde 26’sı daha dengeli beslenmeye çalışıyor. Katılımcıların yüzde 25’i bir yiyecek grubunu tüketmeyerek diyet yapıyor, yüzde 18’i yürümek gibi geçici egzersizlere başvururken, yüzde 11’i günde 2 öğün yemek yemeyi tercih ediyor. Araştırmaya katılanların yüzde 11’i et yerine geçen ürünleri tüketmeyi diyet yerine kabul ederken, yüzde 5’i futbol, dans gibi benzer zevklere sahip olduğu kişilerle bir etkinliğe katılmayı tercih ediyor. Katılımcıların yüzde 4’ü ise diğer diyet ürünlerini seçiyor. Doç. Dr. İsmet Tamer, özellikle bir yiyecek grubunu yemeyerek yapılan diyetlerin metabolizma için sağlıksız olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Sağlıklı beslenmek için besin yoncasında yer alan tüm besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi son derece önemli.”

Süpürerek fit kalmaya çalışıyoruz
Araştırma kapsamında, sağlıklı bir yaşamın en önemli parçası olan egzersizlerle ilgili Türklere alışkanlıkları soruldu. Araştırmaya katılanların yüzde 32’si her gün, yüzde 24’ü haftada 3 kez, yüzde 19’u haftada 1 gün, yüzde 9’u ayda 1 kez 20 dakika egzersiz yaptığını söyledi. Hiç egzersiz yapmayanların oranı ise yüzde 16’da kaldı.

Araştırmaya katılanlardan yaptıkları egzersizlere örnek vermeleri istendiğinde ise ilginç sonuçlar çıktı. Yüzde 55’i 20 dakika yürümeyi, yüzde 34’ü 45 dakika koşmayı, yüzde 16’sı 5 kat merdiven çıkmayı, yüzde 9’u hareketli bir şekilde ev süpürmeyi ve yüzde 8’i alışveriş yapmayı egzersiz olarak gördüğünü belirtti.

Ruh Halinize Göre Beslenin

Beslenme şeklinizin ruh halinizi doğrudan etkilediğini biliyor muydunuz? Öfkeliyseniz fındık; yorgunsanız kivi, hayalleriniz yıkıldıysa enginar yiyerek mutlu olabilirsiniz… İşte, uzmanların ruh hallerine göre beslenme önerileri…

Yorgunluğa karşı kivi: 
İştah, yorgunluktan olumsuz etkilenir. Kişi yemek bile yemek istemez. Böyle dönemlerde C vitamini yönünden zengin taze meyve ve sebzeler daha yararlı olur. Bu sebzeleri özellikle vitamin kaybına uğramaması için çiğ tüketin! Bu dönemde portakal, kivi, havuç, yeşil biber ve maydanozu beslenmenize ekleyin, içecek olarak kuşburnu ile bitkisel çayları kullanın

Bitkinlik ve bezginliğe karşı süt: 
Bu dönemde özellikle kalsiyum açısından zengin süt, yoğurt ve peyniri bolca tüketin. C vitamini ihtiyacı da bu dönemde artacağı için taze meyve ve sebzeye hem sabah hem de akşam öğünlerinde ağırlık verin.

Öfkeye karşı ceviz: 
Çekingenlere balık: Beslenme listenize bu dönemde; fosfor açısından oldukça zengin olan balık, kurubaklagil ve bulgura ağırlık verin. Haftada 3-4 öğün istavrit, levrek, hamsi, çipura, palamut ve lüfer tüketebilirsiniz. Bu besinler çekingenlikten çabuk kurtulmanıza yardımcı olurken kendinize olan güveni tekrar kazanmanızı sağlar.

Aşırı sinirlenince fındık: 
Sinirliyken yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık tüketilmesi uygundur. Kafeinli içeceklerden ve kırmızı etten mümkün olduğunca uzak durun.

Hayal kırıklığına kereviz: 
Sebzelerin hayal kırıklığını hafifletici özellikleri vardır. Özellikle enginar ile kereviz yaşadığınız hayal kırıklığını kısa zamanda atlatmanıza yardımcı olur.

Göbek nasıl eritilir?

Peki, bu iş için nasıl bir yol uygulamalıyız ki kışın yaptığımız göbeği yazın geçmesine fırsat vermeden eritelim? İşte uzmanlardan fazla kiloları atıp göbek eritmek için önemli öneriler…

Yaz tatili dönemine girdiğimiz şu günlerde birçoğumuzu fazla kilolardan kurtulmak ve kışın depoladığımız yağları eritmek için diyet yapma telaşı sarmıştır.

Beslenme, Diyet ve Akupunktur Uzmanı Dr. Murat Topoğlu yaza girerken zayıflama önerilerini verdi. Dr. Topoğlu şöyle konuştu:

“Yaz aylarına girerken önereceğim bir şey var o da bol miktarda su içmek. Günde 3 litrenin altında su içmemeniz lazım. Tansiyon düşüklüğü yaşayanların da günde 2 şişe maden suyu içmeli. Haftanın 3- 4 günü de ekstradan birer saat yürüyüş yapılmalı. Bunun haricinde vücut kilo veriyor. Zaman zaman kilo vermemiz durabilir. Kadınlarda adet döneminde durması normaldir. Adet bittikten 2 gün sonra tartılmalıdır. Kilomuz bazen iki hafta da durgunluk gösterebilir. Devam etmek lazım diyete. "Bütün hafta diyet yaptım, kilo aldım” demeden diyete devam etmek gerek.

Bu işin önemli taraflarından biri de verdiğimiz kiloyu korumak. Onun için de mutlaka koruyucu beslenme şeklini devam ettirmemiz gerekir. Öğlen bir tabak yemek, akşam bir tabak yemek yiyorsunuz. Günde üç dilim ekmek tüketiyorsunuz. Haftada iki kez sütlü tatlı yiyorsunuz. Bu biçimde verdiğiniz kiloyu geri almazsınız.

Haftada iki top dondurma da yiyebilirsiniz. Haftada iki kadeh alkol tüketiyorsanız sorun yok ama daha fazlaysa, o alkol kadar zeytinyağı tüketiyor gibi olursunuz.

Zeytinyağının 100 gramında 900 kalori var. 4 kadeh alkolde 1800 kalori var. 1800 kalori bütün gün ihtiyacınız olan kaloridir. Bir şey yemeseniz de kilo almaya devam edersiniz.

Haftada bir iki kadehle kalıyorsanız sorun değil ama artıyorsa sorun. Kolalı içecekler iştah artırıyor, kilo aldırıyor. Şekerli gazlı bir su. Doğal sıkma meyve sularını tavsiye ediyoruz.“

Göbek nasıl erir?

Dr. Topoğlu şöyle devam etti: "Göbek eritmeyle ilgili, mekik hareketlerini tavsiye etmiyoruz. Bol yürüyüş yaparlarsa göbek kendiliğinden erir. Çalışanlar da otobüsten ya da servisten bir durak önce inmeliler. Alışveriş merkezine yürümeniz bile yeterli. Bir spor salonuna gitmenize gerek yok.

"İnsanlara sürekli bir şeyler öneriyoruz insanlara. Kadınlar geliyorlar "Enginar yaptım, suyuna ekmek banmıyorum, üstünden yiyorum doktorcuğum” diyorlar. Ama bilmiyorlar ki enginar konulan bir bardak zeytinyağını emiyor. Emdiği zeytinyağını yediğiniz zaman siz zaten yağı yiyorsunuz.

Zeytinyağlı yemekler zararlı değil ama koyduğunuz yağ miktarı çok önemli. Bir ara da fındık, fıstık modası vardı. Herkes avuç avuç cinsel obje olarak gördüğü fındıkları yiyorlardı. Bilmiyorlar ki onlar göbeklerimize, yağ olarak geldi. 26 senedir 40 bin insanın zayıflama çilelerini beraber yaşadığı biriyim. 10 yaşında 56 kilo olan bir çocuğun 15 kilo verdikten sonra yaşadığı sevinci anlatamam.

Okulunda arkadan gelen arkadaşı, “Şişko baksana” dediğinde o çocuğun üzülmesini düşünebiliyor musunuz? O çocuk her gün yaralanıyor. Dolayısıyla şişmanlığı hastalık olarak kabul etmelisiniz. Biz insanlara diyet veriyoruz ama uygulamıyorlar. Dengeli beslenemiyoruz. Pişirme teknikleri kilo alımında önemli rol oynuyor. Tavuk mesela, derisini çıkardığınızda kilo yapmaz. Ama halkımız derisi lezzetli diye yemeye devam ediyor.“

Dr. Topoğlu diyet yemeği hazırlanışının bilinmediğine dikkat çekerek Dr. Ümit Aktaş ile birlikte yeni bir sistem kurduklarını da açıkladı. Diyet yemeği isimli internet sitesinden dileyenlerin diyet yemeklerini sipariş edebileceklerini ve bu sayede kilolarını koruyabileceklerini ifade eden Dr. Topoğlu, "Besinler, havası alınmış özel vakumlu kapların içinde düşük ısıda ve minimum yağ kullanarak uzun sürede pişiriliyor. Pişirme esnasında besinlerde minimum su kaybı meydana geliyor ve böylece besin değerini kaybetmeyen son derece sağlıklı yemekler hazırlanıyor. Hazırlanan yemekler hava almayan, akıntı yapmayan vakumlu kaplarda paketleniyor, pastörize ediliyor, böylece her türlü zararlı mikroorganizma yemeklerden uzaklaştırılıyor ve yemekler uzun süre dayanıklı hale geliyor. Bu sayede, müşterilere taze taze ulaştırılıyor” dedi.

Obezite günümüzün en büyük tehlikelerinden biri

Beslenme, Diyet ve Akupunktur Uzmanı Dr. Ümit Aktaş ise şunları söyledi:

“Obezite günümüzün en büyük tehlikelerinden biri. Sağlık problemleri yanında kalpten diyabete kadar uzanan çok geniş sıkıntıların sebebi. Obez kişiler toplumdan uzaklaşmakta ve sosyal izolasyona maruz kalıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre obeziteye bağlı ölümlerin sayısı 3 milyonu geçiyor. ABD nüfusunun yüzde 60′ı fazla kilolu yüzde 35′i obez. Siz hastanıza ne diyet verirseniz verin hastanızın temel ihtiyacı diyet yemeği.

Çalışanlar diyet yemeği bulamıyor, evde diyet yemeği yapamıyoruz. Kişiler aç kalarak zayıflamaya çalışıyor ya da zayıflama girişimleri başarısız oluyor.”

Diyetlerin Kurtarıcısı Kilo Aldırmayan 7 Yiyecek

Fit görünmek ve sağlıklı yaşamak son zamanların trend konularından birisi haline geldi. Bir çoğumuz yoğun iş hayatı ve koşturmacanın içerisinde her zaman yediklerimize ve aldığımız kalorilere dikkat edemiyoruz. Spor yapmaya üşeniyor veya erteliyoruz. Haliyle de fazla kilolar vücudumuzda kendisini göstermeye başlıyor.

Bu aşamada hayatımızın kontrolünü ele almak ve beslenme diyet ikilisini dengeye oturtmak ise irademize kalıyor. Aslında belirli noktalara dikkat ederek formda kalmak mümkün. Ne yiyeceğini bilmek ve doğru besinler tüketmek kilo almamanın anahtarları.

Kilo aldırmayan ve tok tutan besinler

1. Elma: Düşük kalorisi ve içeriğindeki lif oranı sayesinde elma ara öğün kurtarıcınız olabilir. Orta boy bir elmada yaklaşık 100 kalori bulunur ve sizi uzun süre tok tutma etkisine sahiptir.

2. Yumurta: Tam bir protein deposu olan yumurta, uzun süre tok tutma rekoruna sahip yiyeceklerin başında gelir diyebiliriz. Düşük kalorisi ile kahvaltıların vazgeçilmez besinlerinden olan yumurta, sporcuların da gözde besinlerindendir. Özellikle yumurta beyazı kas yapmaya da yarar.

3. Yulaf: Oldukça besleyici olan yulaf ezmesi içeriğinde yüksek oranda lif, demir, magnezyum ve kalsiyum bulundurur. Sindirimi rahatlatan ve tokluk hissi veren yulaf ezmesi mevsim meyveleriyle birlikte de tüketilebilir.

4. Brokoli: Protein, lif ve C vitamini bakımından zengin olan brokoli, tokluk hissinin yanında kırmızı ve beyaz etlerde garnitür olarak da tüketilebilir. Diyet yapanların vazgeçilmez yiyeceklerindendir.

5. Tarçın: Ani kan düşmesinin önüne geçen en önemli besinlerdendir. Tok tutmaya yardım etmesinin yanında yulaf ezmesinin ve tostların üzerine serpilerek tatlı ihtiyacınızı giderir. Kolesterolü kontrol altında tutma etkisi de vardır.

6. Acı kırmızı biber: Acı kırmızı biber araştırmalara göre düzenli tüketildiğinde yağ yakımında etkilidir. Omletin içine konulan az miktarda kırmızı biber mükemmel bir tok tutucu görevi görecektir.

7. Brüksel lahanası: Yüksek oranda protein ve lif kaynağı olan bu besin aynı zamanda içeriğinde B, A ve C vitamini de bulundurur. Et yemeklerinin yanında ve yoğurtla tüketilebilir.

Bu besinlerin yanında düzenli egzersiz programı ve bol su tüketimi sağlıklı ve fit bir görünüme kavuşmanıza yardımcı olacaktır.

Soğuklarda da formu korumanın yolları

Sonbaharda neden formumuzu yavaş yavaş kaybederiz? Peki hem sağlıklı beslenerek hem formda kalabilmek için nelere dikkat etmeliyiz? İşte sağlık bilgilerinizi de test edebileceğiniz bir sonbahar rehberi!
Yaza girerken verdiğiniz kiloları sonbaharın gelmesi ile birer birer alıyorsanız bu durum hareketlerinizle birlikte metabolizmanızın da yavaşladığına işaerettir. Gereğinden fazla uyumak, stres, kışın bol ve koyu renk giysiler giyecek olmanın verdiği rahatlık gibi etkenler yaza girerken verdiğiniz kiloları geri kazanmanıza ve başlangıç noktasına geri dönmenize neden olur. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, yaz döneminde sağlıklı bir şekilde verilen kiloların sonbahara girerken nasıl korunabileceği hakkında bilgi verdi.
Formda kalmanın yaşı yoktur
‘Formda olmak’ teriminin anlamını öğrendikçe yaşamımız boyunca sağlıklı beslenmenin kısa süreli bir arayış olmadığını göreceğiz. Genellikle “formda olmak” yoğun fiziksel aktivite yapmak olarak algılanırken, çoğu insan kaslı bir vücuda sahip olmayı ya da uzun mesafeli koşuyu başarılı bir şekilde bitirmek olarak değerlendirmektedir. Aslında formda olmak; sadece fiziksel değil, ruhsal ve zihinsel iyiliği kapsayan bir durumdur. Formda olmak; “en iyi sağlık durumuna sahip olma, sakatlık olmaması” durumunu ifade etmektedir. Bireyler formda olduklarında; gün içerisindeki olumsuz koşulları pozitif bir bakış açısıyla üstesinden gelebilmektedirler. Kalp hastalıkları, kanser, şeker hastalığı gibi ciddi sorunların daha az görülmesine neden olur. Yüksek kalitede ve belki de uzun bir yaşam için iyi bir şans yakalanmış olabilmektedir. Unutulmamalıdır ki; formda olmanın ve kalmanın yaşı yoktur. Formda kalmak her yaşta düzenli fiziksel aktivite ve yeterli-dengeli beslenmeyi içeren bir yaşam şeklidir. 
Sonbaharda da formda kalmak için 15 öneri
Yaz aylarında sağlıklı bir şekilde verilen kiloların sonbahar ve kış süreçlerinde de korumayı sadece yaşam ve beslenme düzeninize dikkat ederek gerçekleştirebilirsiniz. İşte sizi sonbahar aylarında formda tutabilecek sağlıklı yaşam kuralları:
1. Yeterli düzeyde uyku en önemli unsurdur. Yetişkinler 8 saatten fazla uyumamaya özen göstermelidir.
2. Sigarayı yaşamınızdan çıkarın, sigara içilen yerlerde bulunmamaya özen gösterin.
3. Stresi kontrol altına alın. 
4. Alkol gibi metabolik stresi artırıp, yaşlanmayı hızlandıran içeceklerden uzak durun.
5. Temizlik kurallarına özen gösterin.
6. Düzenli olarak tıbbi kontrollerden geçin.
7. Daima diyetinizde yapacağınız olumlu değişikliklerin sağlığınıza yapacağı önemli farklılıkları hatırlayın.
8. Optimal sağlık için tahıllar, et grubu, süt ürünleri, taze sebze ve meyveler ile sağlıklı yağları bir arada yiyin.
9. Yemeklerinizi nerede yediğiniz ve nereden satın aldığınız çok önemli değil. Hoşlandığınız yiyeceklerin sağlıklı yeme tarzına uygun olmasına dikkat edin.
10. İyi beslenme formda kalmanın temel yakıtıdır ve buda sizinle başlar. Evde, restoranda, kafeteryada veya işte de sağlıklı besinlerden oluşan menüler tüketebilirsiniz.
11. Sevdiğiniz restoranlarda kızartmalar yerine az yağlı olanları tercih edin. 
12. Beslenmede her şeyden önemli olan unsurun; çeşitlilik, denge ve aşırıya kaçmama olacağını asla unutmayın.
13. Yemek yerken aşırıya kaçmayın. Porsiyon ölçülerinizi uygun tutarsanız istediğiniz besinleri kolaylıkla yiyebilirsiniz.
14. Düzenli olarak yürüyüş yapın.
15. Bol miktarda su için. Bu yetişkinler için ortalama 8 su bardağıdır. Suyun vücut için yeterli gelip gelmediğini idrar rengini kontrol ederek anlayabilirsiniz. Eğer sürekli bir ilaç kullanmıyorsanız idrar rengi açıksa yeterli sıvı almışsınız demektir.
Yiyeceklerin zevkini çıkararak formda kalın
Besinleri seçmede birçok faktör etkili olmaktadır. Örneğin; kişinin kültürü, duygusal durumu, çevresi, yakın arkadaşları, yemeğe bakış açısı, sahip olduğu besin ve beslenme hakkındaki bilgileri oldukça etki etmektedir. Neden bir besinin yerine başkasını seçtiğinizi hiç düşündünüz mü? Sağlıklı beslenmenin de yemeğe zevk katabileceği düşünülmelidir. Çünkü besinler sağladıkları besin değerlerinin yanı sıra keyif ve iyi tat vericidirler. Çünkü besinler kompleks (karmaşık) ögelerdir. Siz besinin görünüm, hoş koku, lezzet, tat gibi özelliğinden yararlanırken; vücudunuz da besin ögelerinin yaşamınızı sürdürme işlevlerinden yararlanırlar. 
Bunun için; çeşitli besin gruplarını tüketmeye özen gösterin. Örneğin; tabağınızı öğle akşam öğününde 4 eşit parçaya bölün. Değişik besin gruplarını ve değişik renkte besinleri aynı tabakta tüketin. Yediğiniz miktara göre aldığınız kiloyu da fiziksel aktivite ile dengeleyebilirsiniz. Bu sizin kilonuzu korumanızı sağlayacaktır. Değişik ekmek çeşitleri, taze sebze ve meyvelere, kuru baklagillere, kuru yemişlere diğer yiyeceklerden daha fazla yer vermek sizin sağlığınız adına attığınız en doğru adım olacaktır. Yağın vücuda mutlaka alınması gerekmektedir; ama önemli olan nasıl alındığıdır. Doğru tüketim şekli; bitkisel ve sıvı yağ tüketmek, az yağlı et ve süt ürünlerini tercih etmek olmalıdır. Örneğin; düşük yağlı pişirme sistemlerini kullanma, yemeklere fazla sos koymama ve salataları mayonezli, yağlı özel süslemelerden uzak tutma ile doğru bir tüketim sağlanabilir. Şeker ve şekerli besinlerin mümkün olduğunca tüketim alışkanlıklarınızdan çıkarın. Tuzu azaltılmış besinlerin yararı da göz ardı edilmemelidir.
5 SORU 5 CEVAP İLE SAĞLIKLI YAŞAM BİLGİNİZİ SINAYIN
Soru 1: Etin yağı sıyrıldığında kolesterolü uzaklaştırmış mı olurum?
Cevap: Hayır. Etteki kolesterol, etin çözünür yağında olduğu kadar yağsız et kısmında da bulunur. Ancak etteki yağı sıyırdığınızda kan kolesterolünü yükseltme yeteneğine sahip doymuş yağları elimine etmiş olursunuz.
Soru 2: Kilo vermek için aç kalmak iyi bir başlangıç mıdır?
Cevap: Hayır. Aç kalma ile kilo vermede ilk önce su ve kas kaybı oluşur. Su kaybı yemekle tekrar kazanılmaktadır. Kas kaybı telafi edilemez. Üstelik açlıkta sağlık için gerekli besin ögeleri yetersiz alınır.
Soru 3: Yeterli vitamin ve mineral için en iyi yol, günlük vitamin desteği almakla mı olur? 
Cevap: Hayır. Çeşitli ve dengeli beslenme planı ile destek almadan da vitamin ve mineral ihtiyaç karşılanabilir. Bu destekler insan sağlığı için tüm besin ögelerini içermemektedir. Çeşitli beslenmiyorsanız bir beslenme uzmanına başvurmalısınız. Diyet kaydınız değerlendirilerek hangi vitamin ve mineralden eksik beslendiğiniz açığa çıkabilir.
Soru 4: Patatesi kabuğu ile tüketmek 3 misli posa içerir mi?
Cevap: Evet. Sebzeler ve meyveler kabukları ile birlikte tüketildiğinde iyi posa kaynaklarıdır.
Soru 5: Yoğun bir aktivite sırasında 500 g (yarım kilo) kaybederseniz, terle 2 su bardağı kadar su kaybetmiş olursunuz?
Cevap: Evet. Fiziksel aktivite öncesi ve sonrası tartılın. Kaybettiğiniz yağ değil sudur. Su kaybının olumsuzluğunu yaşamamak için kaybettiğiniz 2 su bardağı suyu hemen için.

Kilo Vermek İçin Kestirmeden Gitmeyin!

Yaz mevsimi için geri sayım başlarken Beslenme ve Diyet Uzmanı Nil Şahin Gürhan, son dakika diyetlerine başvurarak hızla kilo vermeye çalışanları uyardı: “Modaya uyup hızlı kilo vermek için panik yapmayın. Önce yol haritanızı oluşturun, kestirme yollara başvurup sağlığınızı tehlikeye atmayın!”

Özellikle mevsim geçişlerinde hızlı kilo verme telaşının yaşandığını hatırlatan Gürhan, kilo vermenin bir süreç olduğunu bu yüzden sağlıklı bir beslenme programı ve hayat disiplinini uygulamaya şimdiden başlamanın önemine dikkat çekti. Bu süreçte tek rehberin de diyetisyenler olması gerektiğini vurgulayan Nil Şahin Gürhan, “Kilo vermek için formül aslında belli. Sağlıklı ve ölçülü beslenin, kendi beslenme düzeninizi oluşturun, hareket edin ve bol su için.”

Yaza İnce Girmenin İlk Adımı Karar Vermek!

Kilo vermede önceliğin karar aşaması olduğunu da hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Nil Şahin Gürhan, yaza daha ince girmek isteyenlere şu uzman tavsiyelerinde bulundu…

• Az ve Sık Beslenin: Hem metabolizmanız sürekli canlı olur, yavaşlamaz hem de kan şekeriniz dengede kalır.
• Su İçin: Su yaşamın başlangıcıdır ve yaşamın devam ettirilmesi için gereklidir. Günde 8–15 su bardağı su içmelisiniz.
• Etlerin Görünür Yağlarını Yemeyin: Etlerin görünür yağları doymuş yağ ve kolesterolden zengindir. Kalp sağlığını tehdit eder. Kilo vermenizi zorlaştırır, kilo almanıza neden olur.
• Kırmızı Et Tüketin: Kırmızı et demirin en iyi kaynağıdır. Kanda demir değeriniz düşmesi, hayat enerjinizi düşürür. Bu nedenle haftada en az 1–2 kez kırmızı et tüketin.
• Haftada 2-3 Kez Balık Tüketin: Balık içerdiği omega-3 yağları ile kalp sağlığını korur, bilişsel işlevi güçlendir, metabolizma hızınızı yükseltir. Kişinin günlük omega-3 ihtiyacını karşılayabilmesi için haftada 2-3 kez balık tüketmesi gerekir.
• Günde 2-3 Bardak Süt İçin: Süt besinsel kaynaklar içerisinde en iyi kalsiyum kaynağıdır. Günde 2–3 su bardağı süt ve 1–2 dilim peynir tüketmelisiniz.
• Tahılları Hayatınızdan Çıkarmayın: Sağlıklı bir şekilde yaşam sürdürebilmek için günde 5–7 porsiyon ekmek, pirinç, makarna gibi tahıl ürünleri tüketmelisiniz.
• Tam Tahıl Tercih Edin: Tam tahıl ürünleri içerdikleri posa nedeni ile en sağlıklı tahıl grubunu oluşturur. Beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeklerini, beyaz pirinç yerine kahverengi pirinci tercih etmeniz yaşam kalitenizi yükseltmekle kalmaz, kilo kontrolünde de başarılı olmanızı sağlar.
• Haftada 2 Kez Kuru Baklagil Tüketin: Kuru baklagiller posa ve B vitamini yönünden zengindir. Kan kolesterolünün ve kan şekerinin de dengelenmesinde etkin rol oynayan bu grup, beslenme düzeninizde haftada 2 defa olmalıdır.
• Her Gün Çiğ Sebze Tüketin: Çiğ sebzeler içerdikleri vitamin, mineral ve antioksidanlar ile beslenmemizde çok önemli bir yere sahiptir.
• Tatlı İhtiyacınızı Mevsim Meyvelerinden Karşılayın: Yemek yedikten sonra veya ara öğünlerde fındık, fıstık, badem ile taze meyve tüketmek tatlı ihtiyacını karşılar ve beslenmenizin sağlık değerini yükseltir. Metabolizmanızın hızlanmasında etkili olur.

Sağlıklı Beslenme İçin Altın Öğütler

Beslenmeyle ilgili doğru bilinen tüm yanlışları bu yazıda bulacaksınız.  Kışa formda girmek istiyorsanız bu önerileri uygulayarak zayıflayabilirsiniz…

– Kahve içerek zayıflanır mı? Kafein kilo verene zararlı mı?
Kahve diyet yapılırken uzak durulması gereken bir içecek değildir. İçinde hiç yağ olmayan kahve sadece birkaç kalori içerir. Fakat kahvenin içine konulan maddeler yapılan diyet açısından zararlı olabilir. Örneğin kahveye eklenen şekerde 48, yağsız sütte 5 ve kremada da ortalama 52 kalori bulunur. Ayrıca kahve çok tüketilmesi durumunda sindirim sistemini hareketlendirerek çabuk acıkmaya yol açabilir.

– Tereyağı mı margarin mi? Kalbim için hangisi daha iyi?
Genelde kalp sağlığı için margarinin daha yararlıdır. Margarin bitkisel yağlardan yapıldığı için kolesterol içermez. Tereyağı ise hayvansal yağlardan yapılır ve kolesterolün yanısıra kalp rahatsızlıkları riskini arttıran doymuş yağ içerir. Fakat bazı kimyasal metodlar uygulanmış margarinler tereyağından daha zararlı olabilir. Trans-yağ içeren margarinler de kalp krizi riskini arttırır. Margarin alırken yapılacak en önemli şey en az trans-yağ içeren margarini almaktır.

– Diyet içecekleri güvenerek içebilir miyim? Zararlı mı?
Gün boyunca içilen bir ya da iki kutu diyet içecek sağlık için tehlikeli değildir. Ancak bu içeceklerin içerisinde bulunan tatlandırıcıların ve kimyasalların kansere yol açtığı yönündeki iddialar halen araştırılmaktadır. Fakat yine de bu içeceklerin kilo vermeye yarayan bir ilaç gibi gösterilmesi sakıncalıdır. Aslında diyet içecekleri mümkün olduğunca az tüketmek ve gün boyunca meyve suyu (nektar ya da taze sıkılmış), su ve yağsız süt içmek daha sağlıklı bir seçim olacaktır.

– Diyet yaparken tuz kullanmak sakıncalı mıdır?
Dİyet yaparken dikkat edilmesi gereken nokta çok fazla tuz tüketerek vücuda gerektiğinden fazla sodyum almamaktır. Fakat tuzu tamamen kesmek de sağlık açısından iyi değildir. Nitekim diyet yaparken de vücut iyota ve sodyuma ihtiyaç duyar. Çok fazla tuz tüketiminin yüksek kan basıncını tetiklediği göz önünde bulundurulursa, günde 1500 ile 2300 miligram arası sodyum tüketiminin sağlık açısından ideal olduğu söylenebilir.

Dikkat!…

Yemeklerinizi ayçiçek ve mısırözü ile yapmamaya çalışın. Bu yağlar fazla rafine edildiği için ısıtıldığında vücutta birikir ve damar tıkanıklığı yapar.

1 Kaşık Baldan Fazla Tatlı Yasak!

Diyet yapanlar bilir. Diyetisyenler hangi besin grubunun ne kadar tüketilmesi gerektiğini anlatmak için her zaman “besin piramidi”ne başvurur. Piramidin dibinde yer alan geniş alanlar en çok tüketilmesi gereken besinleri, en tepede yer alan besin grubu ise en az tüketilmesi gereken gıdaları gösterir. ABD Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen Besin Piramidi, belirli aralıklarla yenilenir. Ancak besin piramitleri ülkelere göre farklılık gösterdiği için (Akdeniz diyetinin piramidi farklı, vejetaryen diyetin piramidi farklı, Uzakdoğu diyetininki farklıdır) hangi piramide göre beslenmek gerektiği konusunda da farklı görüşler bulunuyor.

Mayo Clinic uzmanları tüm besin piramitlerini tek çatı altında toplayan ve her insan için sağlıklı beslenmeyi sağlayan “Sağlıklı Kilo Piramidi” ni oluşturdu. Bu yeni piramitte meyve ve sebze tüketimi sınırsız olarak belirlenirken piramidin en üst kısmında yer alan “tatlılar” için günlük 75 kalori sınırlaması getirildi. Bu da 1 kaşık bal, bir lolipop ya da 1 ince dilim keke denk geliyor.

İşte diyet konusunda doğru bildiğimiz yanlışlar…

Aç kalarak zayıflanır mı? Ekmek kilo aldırır mı? Diyet ürünleri zayıflatır mı?

Aç kalarak zayıflandığının, ekmeğin kilo aldırdığının, diyet ürünlerinin zayıflattığının ve 18:00’den sonra bir şey yenmemesi gerektiğinin aslında hiç de doğru olmayan diyet tabuları olduğunu biliyor muydunuz? İşte diyet konusunda doğru bildiğimiz yanlışlar…
Aç kalarak zayıflanır: YANLIŞ
Uzun süreli açlık sonrasında metabolizma enerji harcamasını azaltır ve yağ depolarını artırmaya başlar. Yenilen çok az yiyecek de yağ olarak depolanır.
Ekmek kilo aldırır: YANLIŞ
Ekmek temel enerji kaynağımız olan kompleks karbonhidratların en önemli kaynağıdır. Ekmek yemeyen kişilerin yine tahıl grubunda olan tahıl ürünlerini, makarna, pilav gibi yemekleri daha çok tükettikleri gözlenmektedir.
Diyet ürünleri zayıflatır: YANLIŞ 
1 paket diyet bisküvinin enerjisi 2-3 dilim ekmeğin kalorisine eşittir. Üstelik ekmekte yağ yoktur; birçok diyet üründe yağ vardır, sadece oranı azaltılmıştır. Bazı diyet ürünlerin kalorisi fazla ve tuzu kısıtlanmış olabilir. Bazı diyet ürünlerinde de şeker yerine tatlandırıcı kullanılmıştır, ancak yağ ve un oranı artmıştır. Diyet ürünler diyete sadece yardımcıdır. Etiketleri dikkatlice incelenerek tüketilmelidir.
Karbonhidrat içeren yiyeceklerle protein içerenler birlikte yenilmez: YANLIŞ
Besinlerin içeriğindeki besin öğelerini ayıramazsınız. Örneğin; sütün içinde hem karbonhidrat, hem yağ hem de protein bulunur. Bu nedenle bu inanış sadece bir kandırmacadır.
Sadece sebze ve meyve yiyerek zayıflanır: YANLIŞ
Tek besine dayalı diyetler vücudun ihtiyacı olan makro ve mikro besin öğelerini karşılamaya yetmez. Sadece sebze ve meyve tüketilirse vücudun ihtiyacı olan protein ve yağ karşılanamadığı için metabolizma yavaşlar. Başlangıçta kilo kaybı gözlense de vücuttaki yağ oranı artmaya başlar.
Akşam 18.00’den sonra bir şey yenilmemelidir. YANLIŞ
Saat 20.00’de evine gelebilen bir iş adamı düşünün. Bu kurala uyacak olsaydı, öğle yemeğinden sonra yediği küçük bir ara öğünle tüm akşamını geçirecekti. Bir süre sonra mutfak hırsızlığına neden olan bu inanış doğru gibi görünse de bireye özgü olarak planlanmalıdır. Akşam saat 21.00’de uyuyan bir çocuk için bu saat belki doğru olabilir. Ama gece 24.00 de uyuyan bir kişi için akşam 19.30- 20.00 de akşam yemeği, saat 22.00 gibi de hafif bir ara öğün tüketimi, gece atıştırmalarının önüne geçecektir.
En sık yapılan diyet hataları
*Gereğinden fazla, ya da ihtiyaçtan az yiyecek tüketmek
*Çok hızlı yemek yemek, lokmaları çiğnemeden yutmak
*Yemek sırasında başka işlerle uğraşmak (TV izleme, gazete okuma vb)
*Öğün atlamak, uzun saatler aç kalmak
*Sıkıntı, stres, hırslanma, üzüntü veya sevinç durumlarında buzdolabına yönelmek
*Yüksek protein almak ve ekmeği tamamen diyetten çıkarmak
*Sihirli gibi sunulan, mucizeler vadeden ilaç, bant ve yöntemlere başvurmak
Yüksek proteinli diyetlerin oluşturabileceği sağlık sorunları
*Vücudun sıvı-elektrolit dengesi bozulur.
*Osteoporoz riski artar.
*Ürik asit yükselir, gut hastalığı gelişir.
*Kanda lipit, kolesterol düzeyi artar.
*Kalpte ritim bozuklukları gelişir.
*Böbreklere yük getirir.
*Düşük karbonhidratlı diyetlerin oluşturabileceği sağlık sorunları
*Baş ağrısı
*Konsantrasyon bozuklukları
*Sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma
*Safra ve böbrek taşları
*Kalp ritminde bozukluk
*Tansiyon düşüklüğü
*Adet düzensizliği
*Kuru cilt, saç dökülmesi
*Üşüme
*Mineral-elektrolit dengesizliği
*İdrarda protein
*Bazal metabolizma hızında yavaşlama
Diyet yaparken nelere dikkat edilmeli?
Sağlığınız, estetik kaygılarınızdan önde gelmeli
Dengeli beslenme, sadece diyet yaparken değil yaşam boyu sürdürebileceğiniz alışkanlığa dönüşmeli
Kendinize karşı yaklaşımınızı değiştirmeli
Gerçekçi hedefler belirlenmeli
Uzun vadeli düşünmeli
Aceleci olunmamalı
Yaşam biçiminde değişiklik yapılmalı
Uzman yardımı almaktan kaçınmamalı (doktor, diyetisyen, psikolog ve egzersiz uzmanı)

‘Düz Karın’ için en iyi 11 besin

Siz de karın bölgenizde ki yağlardan şikayetçi misiniz? Yapılan birçok çalışma karın bölgesinden memnun olmayan kadınların sayısının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Sadece görsel açıdan değil aynı zamanda karın bölgesinde biriken yağlar sağlık açısından da tehdit oluşturuyor. 

Diyabet, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıkları riskini önemli ölçüde artırıyor. Boy uzunluğunuza göre vücut ağırlığınız normal sınırlar içinde olabilir ancak karın yağlarınız fazla ise “abdominal obez” olabilirsiniz. Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak’ın önerileri ile düz karına ulaşmak imkansız değil.

Kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm üzeri tehlike sinyalidir. Eğer kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm üzerindeyseniz dikkatli olmanızı öneririm.

Karın bölgesini sıkılaştırmak için sadece egzersiz yapmak yeterli olmaz aynı zamanda doğru besinleri tüketiyor olmak da önem taşır. Besinlerin gücünden faydalanarak, kas miktarını arttırıp ve yağ yakımını hızlandırıp düz bir karına sahip olabilirsiniz.

Badem ve diğer yağı tohumlar
Faydası; kas yapımı, açlık hissini azaltır. Obezite, kalp hastalıkları, kas kaybı, kırışıklık, kanser, yüksek kan basıncı ile savaşırlar.
Baklagiller
Faydası; kas yapımı, yağ yakımını sağlar, sindirimi düzenler. Obezite, kolon kanseri, kalp hastalıkları, yüksek kan basıncı ile savaşırlar.
Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler
Faydası; serbest radikalleri vücuttan uzaklaştırarak yaşlanmaya karşı kalkan oluştururlar. Kanser, kalp hastalıkları, inme, obezite ve osteoporoz ile savaşırlar.
Süt ve süt ürünleri (az yağlı veya yağsız olanlar)
Faydası; güçlü kasların yapımı ve kilo kaybını tetikler. Osteoporoz başta olmak, üzere obezite, yüksek kan basıncı ve kanser ile savaşır.
Yulaf kepeği (şeker ilavesiz)
Faydası; enerjiyi arttırır, LDL kolesterolü düşürür, kan şekerini dengeler ve bağırsak sistemini düzenler. Kalp Hastalıkları, diyabet, kolon kanseri ve obezite ile savaşır.
Yumurta
Faydası; kas yapımını destekler, yağ yakımını sağlar. Obezite ile savaşır.
Hindi ve diğer yağsız etler
Faydası; kas yapımını destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir. Obezite ve diğer biçok hastalık ile savaşır.

Uzman Diyetisyen
Gamze Şanlı Ak

Fıstık Ezmesi
Faydası; kas yapımını destekler, yağ yakımını sağlar. Obezite, kas kaybı, kırışıklık ve kalp hastalıkları ile savaşır.
Zeytinyağı
Faydası; kolesterolü düşürür, bağışıklık sistemini güçlendirir. Obezite, kanser, kalp hastalıkları, yüksek kan basıncı ile savaşır.
Tam Buğdaylı ekmekler ve şekersiz kahvaltılık gevrekler
Faydaları; vücudun yağ depolamasını engeller. Obezite, kanser, yüksek kan basıncı ve kalp hastalıkları ile savaşır.
Ahududu, böğürtlen gibi Kırmızı meyveler
Faydaları; kalbi korur, göz sağlığını destekler, denge, kordinasyon ve kısa süreli hafıza üzerinde etkilidir, açlık hissini engeller. kalp hastalıkları, kanser ve obezite ile savaşır.

Bu besinlerin etkilerinden faydalanmak için;
• İki veya daha fazlasını ana menüde ve en az birini de ara öğünde kullanmaya çalışın.
• Protein, karbonhidrat ve yağ dengesini sağlamak için besinleri her öğününüze paylaştırın.
• Ara öğün yaparken mutlaka bir parça protein aldığınızdan emin olun.

Soğuk Kış Günleri İçin Beslenme Tüyoları

Kış aylarında tatlı krizlerimizle başa çıkmak, kilomuzu korumak ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmek sanıldığı kadar zor değil! İşte kış ayları için içinizi ısıtacak şifalı tarifler..

‘İştahımı kontrol edemiyorum’, ‘Sürekli yemek yemek istiyorum’ ‘Canım hep tatlı istiyor’… Neden? Soğuk kış günlerinde, cevaplarını bulmak için kendi kendimize savaş verdiğimiz sorulardır bunlar hep…

Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Keservuran’ın verdiği bilgilere göre, hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte vücudumuz değişen iklim koşullarına uyum sağlamak adına kendi önlemlerini alır ve yağ yakımı odaklı değil yağ depoları vücudunuzu korumak adına harekete geçer. Aynı zamanda soğuk havayla birlikte vücudumuzun enerji ihtiyacı artar. Bunun yanında bağışıklık sistemimiz (vücut savunma mekanizması) de vücudumuzu hastalıklardan ve enfeksiyonlardan korumak adına daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar.

Tatlı Krizini Bitterle Bitirin

Tüm bu değişimlerle birlikte temel enerji kaynağımız olan karbonhidrat ihtiyacımız daha da artar, canımız sürekli tatlı yemek ister. Bu gibi durumlarda aklımıza ilk gelen basit şeker (yani sofra şekeri) içeren şerbetli tatlılar, çikolata ve baklava gibi enerji içeriği yüksek tatlı çeşitleri olur. Oysa İşlenmiş şeker yani sofra şekeri içeriği yüksek besin tüketimi; tat eşiğimizin yükselmesine, sık aralıklı acıkmamıza neden olur ve kan şekeri kontrolümüz zorlaşır. Kakao oranı yüksek bitter çikolata – kakao; aynı zamanda antioksidan aktiviteye sahiptir ve tatlı krizlerinde sağlıklı bir seçim olabilir.

Kış aylarında mantı, pirinç pilavı ve pizza gibi yiyeceklere olan eğilimimiz de artar. Vücudumuzun temel enerji kaynağı karbonhidrattır; ancak önemli olan doğru karbonhidrat kaynaklarını seçebilmektir!

Mantı Yerine Aldante Makarna

Baktığımızda tüm bu tahıl grubu besinler temel karbonhidrat kaynaklarımızı oluşturmaktadır. Ancak püf noktası; pirinç pilavındaki nişastanın yüzde 80’i vücudumuzda emilirken, bulgur pilavı ve az pişmiş makarnadaki nişastanın yüzde 40’ı emilmektedir. Bu nedenle ana yemeklerde pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, mantı yerine aldante (dişe dokunur anlamına gelmektedir) – az pişmiş makarna doğru seçimler olacaktır.
Doğa, mevsime uygun olarak ihtiyacımız olan tüm sebze ve meyveyi bize sunmaktadır; örneğin balkabağı… Kış aylarının vazgeçilmez tatlısıdır. Kabak tatlısı sevmiyorsanız eğer, mevsim meyvelerinden ayva, ayva tatlısı da tercihlerimiz arasında yer alabilir.

Çorbanıza Un Kavurmayın

Kış aylarının bir diğer vazgeçilmezi ise çorbalarımız. Neredeyse her ana öğünde, yemekte içimizi ısıtan sıcak bir kase çorba içmek isteriz. Çorbaları hazırlarken yağda unu kavurmak, bir diğer deyişle terbiye hazırlamak mutfaklarda çok yaygın bir uygulamadır. Oysa yüksek ısıda kavurma işlemi, kanserojen öğelerin açığa çıkmasına sebep olacak, kullandığımız beyaz un besin değeri düşük bir karbonhidrat kaynağı olacaktır. Beyaz un yerine tam buğday unu, yağda unu kavurma yerine yumurta ile tam buğday ununu karıştırarak kıvam vermek mümkün.

Doğanın bize sunduğu sebzelerden soğangiller ailesinden kuru soğan ve pırasa, “quarcetin-antioksidan öge” içerikleriyle bağışıklık sistemimizin savunma kalkanlarıdır. Yeşil mercimek- kırmızı mercimek ise yüksek besin değerleri ve posa içerikleri ile bağışıklık sistemini güçlendirici özelliklerini göstermektedir. Baharatlar ise adeta orkestra şefi gibi yemeklerimizin lezzetine yön vermektedir. Kış aylarında hastalıklardan korunmak adına zerdeçallı – tarçınlı mercimek çorbanıza her akşam yemeğinde yer verebilirsiniz.

Kestaneyi Soğutup Sütlü Kahve ile Yiyin

Kestane kebap yine kış aylarında tercih edilen keyifle tüketilen yiyecekler arasındadır. Ancak kestaneyi de patates gibi düşünebiliriz; çok sıcakken tükettiğinize kan şekeriniz hızlı yükselip akabinde düşme eğilimi gösterecektir ve kısa sürede tekrar açlık hissi oluşacaktır. Kestaneyi hafif soğuduktan sonra ister közlenmiş ister haşlanmış fark etmez yanında 1 bardak süt veya sütlü kahve ile tükettiğinizde ise sizi uzun süre tok tutan ve besin değeri yüksek bir öğün olacaktır.

İçinizi Isıtacak Şifalı Tarifler

Zerdeçallı-Tarçınlı Mercimek Çorbası
Malzemeler (4 kişilik)
• 1 su bardağı kırmızı mercimek
• 2 baş kuru soğan
• 1 adet ince küçük havuç – beta karoten içeriğiyle yüksek antioksidan özellik göstermektedir.
• 1 yemek kaşığı zeytinyağı
• 1 çay kaşığı toz zerdeçal- kolesterol düşürücü, bağışıklık sistemini güçlendirici özellik göstermekte
• ½ çay kaşığı toz tarçın-kan şekeri dengesini sağlamakta
• 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber-metabolizma hızını arttırmakta
• 1 tatlı kaşığı kuru nane
Kuru soğan ve havucu doğradıktan sonra tencereye koyun, mercimeği ekleyin. Tüm malzemenin üzerini 4 parmak geçecek kadar su ekleyin ve kısık ateşte haşlanmaya bırakın. Tüm malzemeyi blenderize ettikten sonra baharatları ekleyin. Kısık ateşte 2-3 dk daha pişirdikten sonra 2 yemek kaşığı zeytinyağını ekleyin ve tekrar karıştırın. ¼ dilim limon ile çorbanız servise hazır.

Ekinezya Çayı
İnülin içeriğiyle ekinezya çayı yine vücudun savunma mekanizması bağışıklık sistemimizi desteklemektedir. Şubat-Mart aylarında 5’er günlük ekinezya çayı kürünüzü hazırlayın.
Malzemeler
• 1 poşet ekinezya çayı
• 1 poşet ıhlamur çayı
• 2 dilim portakal kabuğu
• 1 küçük parça kabuk zencefil
5 gün ardı ardına 500 ml sıcak suda tüm malzemeleri 8-10 dk demledikten sonra 2 fincan tüketin. Her yeni gün taze malzemelerle çayınız taze demleyin. 12 gün ara verin, takip eden zamanda çayınızı hazırlamayı ihmal etmeyin. Bu çayı çocuklarınıza da güvenli bir şekilde içirebilirsiniz. Gebelik döneminde ise zencefil hariç diğer malzemelerle hazırlayarak tüketilebilir.

Sofranızın Tuzunu Baharatlarla Hazırlayın
Sofranın vazgeçilmez elemanı tuz! Siz hayatınıza bir yenilik getirin ve baharatlarınız “tuzunuz“ olsun:
• 2 yemek kaşığı fesleğen
• 2 yemek kaşığı karabiber
• 1 yemek kaşığı kekik
• 1 çay kaşığı toz zencefil
• 1 tatlı kaşığı kimyon
Tüm baharatları toz halinde boş bir tuzlukta harmanlayın, sofranızda tuz yerine baharat karışımınız ile yemeklerinizi lezzetlendirin.

Ayva Tatlısı
Malzemeler (6 kişilik)
• 3 orta boy ayva (ikiye böldükten sonra çekirdeklerini çıkarın)
• 6 yemek kaşığı pekmez
• 4 orta boy elma
• 1 yemek kaşığı silme toz tarçın
• ½ çay bardağı taze sıkılmış limon suyu
• 4 tane karanfil
• 200 gr sade light dondurma
Ayvaların kabuklarını soyup ortadan ikiye bölün, çekirdeklerini çıkarttıktan sonra tencereye yerleştirin, bir miktar su ekledikten sonra kısık ateşte 10 dk pişirin. 10 dk sonra 6 yemek kaşığı pekmezi ayvaların üzerine gezdirin, ½ çay bardağı limon suyunu ayvaların üzerine gezdirin 4 tane karanfili tencereye ekledikten sonra kapağını kapatın kısık ateşte pişmeye bırakın. Ayrı tencerede elma rendesini 1 parmak su + 1 yemek kaşığı toz tarçın ekleyerek pişirin, hafif jölemsi kıvama geldiğinde altını kapatın. Ayvaların da hafif piştiğinden emin olduktan sonra altını kapatın. Soğumaya bırakın.

1 adet ayvayı servis tabağınıza yerleştirin, 2 yemek kaşığı pişmiş elma püresini ayvanın orta kısmına koyun, 2 top sade dondurma ile ayva tatlınız servise hazır.

Zayıflamak için ara öğünde neler yenebilir?

Kilo vermek için aç kalmanıza gerek yok, hatta daha sık yemek yemeniz gerekiyor.
Fazla kiloları ya da ölçülü beslenmeyi öğrenme nedeniyle kliniğimize başvuran bazı danışanlar, görüşme sonucunda onlar için hazırlanan beslenme programına bakınca, inanamayıp genelde aynı tepkiyi veriyor; “ben bu kadar yersem kilo alırım”, “bu kadar yiyerek kilo vereceğime emin misiniz?”, “ben normalde bile bu kadar yemiyorum” veya bunlara benzer cümleler kuruyor. 
Kilo vermek için aç kalmanıza gerek yok, hatta daha sık yemek yemeniz gerekiyor. Ancak, yediğiniz besinin ne olduğu kadar ne miktarda yediğiniz hatta nasıl yediğiniz de önemli  (yavaş yemek, yediğinize odaklanmak gibi). Bugün yemenizi hem de daha fazla yemenizi önereceğim ve nedenlerinden bahsedeceğim.
Üç yerine altı öğün
Genelde, günü olabildiğince aç geçirmekle zayıflayacağına inanan-ların sayısı küçümsenemeyecek kadar çoktur. O nedenle, bugün böyle düşünenlere yardımcı olmaya çalışacağım. Ben sizin aslında böyle düşünmediğinize de inanmak istiyorum. Çünkü kilo vermenin az yemekle, tüm gün aç kalmakla ilgili olduğunu düşünüyorsanız, “diyet” kelimesini duymak bile istememenizi büyük bir anlayışla karşılarım. Size bu noktada iyi bir haberim var: Daha sık yemek zayıflatıyor! 
Bu beslenme tarzını başarmakla, iştahınızı kontrol altına alabilir, kilo kontrolünü sağlar, zayıflama, mide ve bağırsak sisteminizi rahatlatır-sınız. Sadece bu nedenler bile “az az, sık sık” yeme alışkanlığı ile beslenmeyi seçmenize yeterlidir. Ayrıca, bir gün içinde yediklerinizi altı öğüne bölmek, daha fazla enerji harcamanıza da neden oluyor. Günlük 1500 kalorilik yiyecek toplamını iki öğün yerine beş öğünde tüketmeniz, daha fazla kilo vermenizi sağlıyor. Çünkü her yediğiniz besin için tüm sindirim sistemi çalışıyor ve yediğinizin yanma enerjisiyle birlikte kilo vermeniz kolaylaşıyor. Ayrıca gaz ve sindirimle ilgili şikâyetleriniz varsa, hızlı yemek yiyorsanız, öğünleri bölmenizde fayda var.
Sağlıklı ve dengeli beslenmenin altın kuralı, üç ana, üç ara öğün şeklinde beslenmektir. Bazı kişilerin aklına bir soru takılabilir: “Sık sık yemek nasıl ve neden kilo verdiriyor?”  
Kendimizi aç hissetmemiz, kan şekerimizin dengesiyle ilgilidir. İşte “az az, sık sık” beslenme sistemindeki esas amaç da, kan şekerini dengede tutarak çabuk acıkmayı ve bir sonraki öğünde çok fazla yemeyi engellemek ve diğer taraftan da metabolizma hızını da artırmaktır. Metabolizma hızının artmasına bağlı olarak da, kilo kaybı hızlanacaktır.
Ara öğünlerde ne yemeli? 
Genelde ara öğün denildiğinde, bazı kişilerin aklına abur cuburlar, yağlı ve şekerli yiyecekler gelir. Ancak, ara öğünlerde bu tür besinleri tüketmek kilo almakla sonuçlanabildiği gibi sağlığımızı da bozabilir (kolesterol, tansiyon, diyabet vs.).
Özellikle şekerli besinleri tüketmek, kan şekerinde ani yükselmelere ve sonrasında ani düşüşlere sebep olacaktır. Ara öğünler için 100-200 kalori civarında sağlıklı seçimler yaparak, hem kilo kontrolü sağlanır ve formda kalınır, hem de kan şekerindeki dalgalanmalar engellenmiş olunur.
Doğru tercihler formda kalmayı kalıcı kılar
Neden? Çünkü ana öğüne kadar açlık hissetmezsiniz, ana öğüne kıtlıktan çıkmış gibi atlamazsınız ve ölçünüzü kontrol edebilirsiniz. Ayrıca fırınların önünden geçerken burnunuza gelen o mis gibi ekmek kokusuna dayanabilir, beslenme programınıza sadık kalabilirsiniz.
Ara öğün saatlerini, ana yemeklerden sonra  2-3 saati geçmeyecek şekilde ayarlayarak, kendinize ayıracağınız 15 dakikalık lezzetli bir mola ile sağlıklı beslenmek adına bir adım atmış olursunuz. Lifli besinlerin midede kalma süreleri fazla olduğundan, daha uzun süre tok tutarlar.
Sağlıklı ve lifli atıştırmalıkları seçerseniz, aldığınız lif, vitamin ve mineral miktarını da artırmış olursunuz. Aynı zamanda sindirim sitemi ve bağırsak sağlığı için lifli besinleri tüketmek çok yararlıdır. Meyve ve sebzeler (lifin daha çok meyvelerin kabuğunda olduğunu hatırlatmak istiyorum), tam tahıl ürünleri, lifli besinlere örnektir. 
Her öğünde olduğu gibi ara öğünlerde de porsiyon miktarlarına dikkat edilmelidir. Bildiğiniz gibi, gereğinden fazla tüketilen her besin, vücutta yağa dönüşür. Burada bize yardımcı olacak düşünce, ana değil ara öğün tüketiyor olduğumuzu aklımızda tutmaktır.
Ara öğünde neler yenebilir?
Ara öğünlerde daha kolay seçim yapabilmenizi sağlamak için alternatif sunuyorum:
* 3 kuru kayısı,   2 parça ceviz 
* 1 kutu yoğurt, 10 – 15 adet yaban mersini 
* 1 kutu az yağlı süt, 1 adet taze meyve 
* 2 adet grisini,   1 bardak ayran 
* Yarım simit, peynir 
* 1 – 2 dilim ekmek, 1 dilim beyaz peynir 
* Light kaşarlı kepekli tost, söğüş sebze 
* 1 kutu meyveli yoğurt, 10 fındık 
* 3 adet diyet bisküvi, 1 fincan light sütlü nescafe 
* 1 su bardağı yağsız patlamış mısır, 1 avuç kuru üzüm 
* Salata tabağı, 1 dilim peynir, 1 adet etimek 
* 1 avuç beyaz leblebi, 1 bardak kefir 
* 5 adet kuru erik, 10 badem 
* Yarım yufkadan sebzeli yağsız göz-leme, 1 bardak ayran